22 Ekim 2007 Pazartesi

Aşka ara verdiğim zamanlarda çaldın kapımı


Aşka ara verdiğim zamanlarda çaldın kapımı, yüz görümlüğü kadar kısa gelip geçtin içimden sana ait herşeyi bırakarak.. Sonra, sonra lâl kırmızı gün batımlarında aradım hep seni.. Tütün kokan tenine değince ellerim kavrulurdum şimdi ne zaman sigara içsem tütün kokan tenin gelir aklıma, gözlerin gözlerime değse darlara düşer titrerim. Gözlerinde arardım kendimi, aksimdin.. Güvercin kanatlarına yüklediğin sevgin/sevinçlerinle gelmiştin bir kuşluk vakti Kurak, çorak bahçeme en güzel çiçeklerini ekmiştin buram, buram kokardı fesleğenler yasemenler sen kokardın.. Savururdu ulu çınar dallarını gülüşünle.. Cemre gibi düşmüştün dünyama yüreğime, aklıma tenime.. Gidişinde gelişin gibi sessiz olmuştu aniden haber vermeden. Sessizlik ormanında yürürken geceleri adını fısıldadım her tarafa, cevap vermedin.. Neredeydin bilinmez, kime sorsam başı önde sessizliklere gömülüyordu.. Deniz tanrısı Poseidon a sormak geldi aklıma, kum tanesi olup bir istiridye de yaşıyordun belki eşsiz güzellikte inci tanesi olmak için, sonra şarap tanrısı Dionysos a bağ bozumu üzümlerden yapılan damaklarda eşsiz tatlar bırakan şaraplaramı dönüştürmüştü seni, oda diğerleri gibi sessiz kaldı... Bulma arayışlarım sürerken.!.. Kaf dağının ardındaki masal ülkesine kanat çırpan zümrütüanka kuşuna sordum
Kanatlarında taşımıştır diye adını haykırdım ona.. Bilmiyor musun dedi .!.. Yok artık arama boşuna dönmeyecek, geldiği yere gitti yaşamdaki her canlı gibi döndü özüne.. Sonra hızla kanat çırpıp uçtu gitti uzaklara anladım yoktun ve artık olmayacaktın.. Ölmüş tün..! Ha bugün ha yarın deyip ertelediğim, söylemek istediğim halde söylemediğim nede çok şeyim vardı, ama geç kalmıştım.. En hoyrat davranıp en çok sevdiğim din beni en çok seven ve en iyi anlayan.. Geceleri sessizlik ormanında ilerlerken bir başıma, başım yukarıda gülerek göz kırpıyorum zaman, zaman biliyor ve hissediyorum ki sende bana gülümsüyorsun o an.. Geçmişte söylemediğimi ve gözlerimi kapayarak fısıldıyorum şimdi.. Bil ki..! Çok sevdim seni...

Ben sevgisiz yaşayamam....


Usulca topluyorum kalbimdeki cam kırıklarınıÖzenle bir köşeeye koyuyorumOrtalık yerde dağınık bırakmadan anılarımıŞimdi senden gidiyorum...Bu değil mi istediğin?Yalnızlık değil mi istediğin?Susuyordun ve ben biliyorumFazla geldi sana sevgim...Sanma ki dönerim geriTekrar acı yaşayamamOyun sandığın sevgiyiBen seninle yaşayamamİleriye bu yolculukBu aşkta hapsolamamLayık olana vereceğim yüreğimi Ben sevgisiz yaşayamam....

Ölesiye sevmekte yetmedi sana,


Ölesiye sevmekte yetmedi sana, Prangalara vuruldu duygularım, Sen inanmadın, aşka, sevgiye Bir canım var, al istersen Senin olmadığın canı neyleyim! ... Bir gülmene ben neler vermezdim Sevgilim; Bir vuslata bir ömür verilir mi? Ben verirdim... Bir bakışın bir hayata değer miydi? Değerdi inan... Ama ben sana yetmedim Seni çok sevmiştim... Vefa, sadakat senin gölgen oldu Köşede bir dilenci gibi aşkını dilendim Sadaka diye Bir tatlı söze bile razıydım Yazık ki sana yetmedim Karanlık gecelerimin yıldızı sendin Oysa; yağmurlu gecelerimin Sıcaklığı sendeydi Yeni bir yolculuğa çıkıyorum Yapayalnız... Karanlıklarsa yarınlarım... Ben kışları sevdim Aşkım donsun yok olsun diye...

gidişin aslında benim kurtuluşum....


gururdan sevgi ölür mü?yağmursuz çiçek büyür mü?bir kaç cümle son bir bakışbilinmez maceralara gidiyorsuncanevimden
ağlat beni sanada bu yakışırinsan bu elbetbuna da alışırbela oldun zaten başımaGİT...!gidişin aslında benim kurtuluşum....

Aşk bir kelebek gibidir, peşinden koştukça hep senden kaçar...


Aşk bir kelebek gibidir, peşinden koştukça hep senden kaçar... En iyisi birak uçsun, inan ki hiç beklemediğin bir anda gelip omzuna dokunuverir... Aşk mutlu eder, bazen de üzer ama aşk özeldir, aşkını hak eden birine sunarsan eğer.. Sevgilisi Olanlara; Aşkın amacı birileri için "mükemmel insan" olmak değildir, seni mükemmelliğe en çok yaklaştıracak insanı bulmaktır.. Çapkınlara; Sevmediğin birine asla "seni seviyorum" deme... İçinde olmayan duygulardan varmış gibi sözetme... Kimsenin hayatına kalbini kırmak için girme... Sevgi dolu bakan gözlere asla yalan söyleme, çünkü birine verebileceğin en büyük acı, aşık olmadığın birini kendine aşık etmektir... Evli Olanlara; Seven insan "senin hatan" yerine "özür dilerim" diyendir... "neredesin" yerine "ben buradayım" diyendir... "nasıl yaparsın" yerine "niye yaptığını anlıyorum" diyendir.. ve aşk "keşke" yerine, daima "iyi ki" diyendir... Kalbi Kırık Olanlara; Kalp yarası siz kanatmaktan vazgeçinceye kadar sürer ve ilacı bu acıya alışmak değil, ondan ders çıkarabilmektir. Aşık Olmaktan Korkanlara; Aşka düş ama tökezleme, anla ama bekleme, paylaş ama isteme,yaralan ama asla acıyı içinde büyütme... Sevdiğini Fazla Sahiplenenlere; Sevdiğinin bir başkasıyla mutlu olduğunu görmekten daha acı bir şey varsa, o da sevdiğinin seninle mutsuz olduğunu görmektir.. Aşkını İtiraf Etmeye Çekinenlere; Sevdiğinden ayrılınca aşk acı verir, sevdiğin seni terk edince daha da çok acı verir ama en acısı, onu ne kadar sevdiğini bilmesine hiç fırsat vermemektir.. Dönmeyecek Birini Hala Bekleyenlere; Hayatın en hüzünlü anı, deli gibi sevdiğin insanın buna hiç değmediğini gördüğün andır ve en büyük kaybın onun için harcadığın yıllardır...
Senin aşkını şu gün hak etmeyen, bilki 10 sene sonra yine hak etmeyecektir... Bırak, gitsin...

anLadım....


Neyi yaşamak istiyosan onu yaşaÖyLe bir hayat yaşıyorumki,Cenneti de gördüm,cehennemi deÖyLe bir aşk yaşadım ki,Tutkuyu da gördüm,pes etmeyide,,BazıLarı seyrederken hayatı en önden,Kendime bir sahne buLdum oynadım,ÖyLe bir roL vermişLerki,Okudum okudum anLamadım.Kendi kendime konuştum bazen evimde,Hem kızdım hem güLdüm haLime,Sonra dedim ki ^^söz ver kendine^^DenizLeri seviyorsan,daLgaLarıda seveceksin,SeviLmek istiyorsan,önce sevmeyi biLeceksin.Uçmayı seviyorsan,düşmeyide biLeceksin.Korkarak yaşıyorsan,Yalnızca hayatı seyredersin.ÖyLe bir hayat yaşadım ki,son yoLcuLukLarı erken tanıdımÖyLe çok değerLiymiş ki zaman,Hep aceLe etmem bundan,anLadım....

16 Ekim 2007 Salı

Ben nasıl yaşardım?


Yazmayı başarabilseydim kelimelerden önce tenine dokunup,Ve çizebilseydim saçlarında taranan rüzgârın sesini,Koşabilseydim yollardan hızlı sana gelmek için,Yalnızlık kadar kalabalık olsabilseydim,Sonra düşübilseydim yüreginin uçurumundan,Paramparça olabilseydim eger;Nasıl yaşardım?
Sabah olabilseydi gülüşün, gecenin koynundan çıkıp,Sanki hep sevişmiş gibi dursaydı Güneş kıpkızıl,Denizler dalgasında getirseydi bir yalnızlık sonrası kokunu,Yakamozlar Ay'ı alabilseydi koynuna utanmaz, arlanmaz öpüşlerle,Mevsimler alıp başını gitmeseydi bütün küskünlüklerini unutup,Sen yaslansaydın kor ateşlerin sırtına, kalbime tutunup,Ben üşümenin anlamından kaçıp yanarak anlam olabilseydim,Nasıl yaşardım?
Seni sevmek mevsimlerin büyüttüğü en güzel bahar olmasaydı.Yalnızlık dolan evimin küçük odasında;Ve cam kırığı kalbimin bakışında kalmasaydı yüzün,Düşlerimin kırlangıç masumluğunda dalmasaydım senli uykulara,Sonra uyanmasaydım bütün özgür günlerimi sana adayıp sabahları,Yürümeseydim gelecekteki günlerimize büyük bir özlemleİnadına saklamasaydım seni varlığımın en ulaşılmaz bahçesinde,Nasıl yaşardım?
Çöl olsan bile kuraklığında yaşamasaydım bütün vahalara yasaklanmış,Nefesinin mavi rengine asmasaydım yüregimi çerçevesiz,Yaprak yaprak yeşillenmeseydim gözünden sakınıp yaşlarını,Saçlarında taradığın karanfil günlerine bırakmasaydım gözlerimi,Şimdi cehennem yokluğunu cennet bilmeseydim olmasanda artıkVe bu gece kelimelerimle dokunamasaydım sana en yaşanası halimleSusma söyle Ben nasıl yaşardım?

12 Ekim 2007 Cuma

Eğer dinlediysen beni


Yine gece oldu,yine karanlık çöktü yeryüzüneBelkide kalbime , öyle olmasaydı yanlızmı kalırdım bu geceKaldım işte , demekki neymiş karanlık çökmüş kalbimeAma tek tesellim o karanlık içinde beslemiş olduğum kalbinKalbin karanlık kalbimde kaybolmadan gel yanımaBilirim acı çekersin gel dedim diye sana , gelemezsin diye banaMadem gelemezsin bana , aydınlat ozaman kalbimizi ikimiz adınaOdamı zor geldi sana , ozaman en basiti SENİ SEWİYORUM de banaÖyle herzaman söylemene gerek yok!!!!Sadece güneşin bile aydınlatmakta zorlandığı gecede söyle yeter..Yani bugünBu günüm karanlık , bu günüm geceSen olmadığın sürece...Tek istediğim SENİ SEWİYORUM de sadeceİşte ben böyleyim , karanlıktayımNiye mi?Sen yoksun diye!!!!Kötü oldun belkide şimdiOlmazdın belki dinlemeseydin beni Eğer dinlediysen beni

gözlerin...


Yağmurlar öperdi yanaklarımdanSen yoksun diyeKimler bırakıp gittiMartılar bile ağladı arkandanSeneler okşadı saçlarımdanKıskanırdın sigaramıHiç düşmezdi diye dudaklarımdanSaklardın her seferindeO iki kelimeyiBelki şımarırım diye ,kulaklarımdanSana koşmak istedimPrangalar tuttu ayaklarımdanSen yoksun yineElimde bir kadeh şarapAklımda son sözlerinKadehler değil beni sarhoş edenBeni sarhoş eden gözlerin...

5 Ekim 2007 Cuma

????


Bu geceyi yine sensizliğe mahkum yaşadım,Yanımda olmayışın demir parmaklarım oldu,Hayalin gÜneş oldu gecemin karanlıklarına,Yıldız ışıltısı anıların deldi karanlık gecemi,Karanlıkları yırtan, o bÜyÜlÜ sesini aradım,Kulaklarım yine açlığını doyurmadı o sesine.Sensiz sabahın bir tÜrlÜ gelmeyişinin tanığı,Bu gece de yalınız ben ve anılarımız olduk.Sen gidince sanki zamanda gitmişti seninle,Gelince sen,o da gelecekmiş gibi donmuştu.Sensizliğin dayanılmaz acısıydı tek yaşanan,Kalbimde volkan ateşleri gibi sana özlemim.Ufuklarda senin doğuşunu bekledi gözlerim,Aylarca yıllarca hep kalbimde gelmen Ümidi,Bıkmam, usanmam döneceğin o anı beklerim

.....------.....


Öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz. Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında... En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; İç çekişmelerinizin nedeni, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur. Göz yaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak... Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsiz; "Ölmek var, dönmek yok"tur. Gün gelir anlarsınız; içten içe bir şeylerin kanadığını... Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya... Şurasından, burasından eleştirmeye koyulursunuz: "Şöyle görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa..." Başkalarını örnek göstermeye, "Bak onlar nasıl yaşıyor" demeye başlarsınız. Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız. Aşkınızın gözü kör değildir artık, yanlışını görür düzeltmek istersiniz. "Eskiden böyle miydi ya..." diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı; Açıldıkça, bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltından... Böyle süremeyeceğini bilirsiniz.Değişsin istersiniz.O, sevgisizliğinize yorar bunu... İhanete sayar. Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür. "Ya sev böyle ya da terket" diye gürler... Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ısıtan o rüya bir kabusa dönüşür birden... Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size...Hoyrattır, bakmaz yüzünüze...Zehir akar dilinden, konuşturmaz, suçlar, yargılar mahkum eder. Mühürler dudaklarınızı, yırtar atar yazdıklarınızı, siler sizi defterden... "İyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için..." dersiniz, dinletemezsiniz. Ayrılırsanız yaşamayacağınız bilirsiniz, ama böyle de sevemezsiniz İhanetten kırılmıştır kaleminiz; severek, terk edersiniz... "Madem öyle..." nin çağı başlar ondan sonra... Madem ki siz böylesine tutkunken, o hep başkalarını seçmiştir, Madem ki kıymetinizi bilmemiştir, o halde "günah sizden gitmiştir". Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz. Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece.... Daha özgür olacağınız limanlara demirlersiniz bir süre... Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni... Etrafı bir sürü uğursuzla dolmuş, kurda kuşa yem olmuştur. Delikanlılar, eli kanlılar, uğruna ölenler, sırtına binenler sarmıştır çevresini Gurur duyar onlarla, koynunda besler, gözünü oysunlar diye Uğruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla "Bana ne.kendi seçimi" diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre Ama sonra ansızın kulağımıza çalınan bir şarkı ya da kapı aralığından süzülüp gelen bir koku, hatırlatır onu yeniden Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız. Kokusunu özlersiniz; türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi, yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh şarap içmeyi...Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız, sular kulağına fısıldasın diye... Dönüp "Seni hala seviyorum" diye bağırmak geçer içinizden... Dönemezsiniz... Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız. Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu, ne onunla olur, ne onsuz... Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu, hem "Ne olacak sonunda" kuşkusu... Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz. Sürünür gidersiniz...

sen olmasan da yanımda


Uçan kuşların kanadındadır diye seyrederken gökyüzünü,Dalıp gitmişim özlediğim hayaline tutamamışım, uzanmışımda,Gezdiğimiz yerlerdedir gönül izlerin diye, dolaşırken parkları,Düşüp kalmışım, hala aşkının sarhoşuyken duramadım ayakta.Sanki uyurken ellerin yine yüzümde,yine yanımda bir sevda,Bil ki uyurken yine sevdana dualarım, yine mutluluğuna,Her şey aşkına,iyi ol diye, benimle ya da bensiz hayatında,Resimlerine bir buse kondurdum, yine her gece uyuyamadığımda.Sende hayat gibi vefasız olmayasın,hasret kalmayasın dünyada,Unutsan da beni ateşin yüreğimde, düşünme ölmem yaktığında,O mum ışığının ardındaki güzel gözlüsün, hala hatırımda,Hala benim için saklanan en değerli varlıktır güneşin,sen olmasan da yanımda

BİLE BİLE


Sadece seni seviyorum kelimesimi bizleri hayata bağlayan?

Yada sevginin erişilmezliğimi?

Belki bir gülüş,belki bir dokunuş,

Bazen kücücük bir tebessüm,bazen dokunmak,bazen hissetmek....

Yanında bulamamak aradığında , özlemek.

Özlediğin için ağlamak,hıçkıra hıçkıra belki de....

Ona duyuramak sesini.....

Bitmak bilmeyen gecelerde onu dinlemek,

Karanlığın ürperttiği saatlerde sarılmayı istemek.....

Karar verdiği anda gitmeye,seni terketmeye,

Gitme diyememek,ayaklarına kapanamamak.....

Kimbilir belki de umut bağlamak ölesiye,GELMEYECEĞİNİ BİLE BİLE...............................

3 Ekim 2007 Çarşamba

korkmuyorum seni sevmekten


Kaçmaya çalıştığın gerçek,Birgün karşına çıkacak.Ve işte o günKaçacak yerin olmayacak.Ben senin varlığını seviyorum,Yokluğunu seviyorumSana ulaşamadığım dakikalarda.Seni duymayıSeni özlemeyiHiç görmesem bile seninle olmayı seviyorum.Hiç korkmuyorum seni sevmekten.Senin gülüşünü seviyorum.Her bana bakışındaGözlerinede okuduğum o duyguyuGözlerindeki gözlerimi seviyorum.Gönlünü seviyorumÖzünü seviyorum seninDudaklarındaki sözlerimi seviyorumYine de korkmuyorum seni sevmekten.Ben sendeki o sıcaklığıSana olan uzaklığı seviyorum.Yanaklarından akan göz yaşlarınıEn çok, dağınık olduğunda saçlarınıBeni arayan ellerini seviyorum.Yalnızlığımı seviyorum sebebi sensenAyrılığını seviyorum,En çok yalnız kaldığımdaBeni bulan gönlünü seviyorum.Ben en çok senin bana olanSevgini seviyorum.İçimden haykırmak geliyor.Dünyaya sığdıramadığım seniKalbime sığdırmak geliyor.Ağlamak geliyor seni görmezsemÖzlemek geçiyor içimden seniSevmek geçiyor.İçimden sana doğru gidenBin bir türlü yol geçiyor.İçimden sen mutlu olacaksanÖlmek bile geçiyor gülüm.Yine de korkmuyorum seni sevmekten.Ben yalnızca seni seviyorum,Ne o muhteşem güzelliğinNe kalbimdeki özelliğinNe de sevdiğim için değil,Seni yalnızca sen olduğun için,Ruhun içinKalbin içinAklın ve sevgin için seviyorum seni.Ben seni en çok kendim için seviyorumBelki de ilk defa bencil oluşumuSana borçlu olduğum için.Seni her şey için seviyorum.Ve sahip olmadığımHiçbir şey için.Yine de korkmuyorum seni sevmekten.Her dakika seninle olmayı seviyorum.Gözlerimi her açtığımdaAklıma gelişini seviyorum.Her gece uyumadan önceSeni sevdiğim aklıma gelinceSensiz uyumayı bile seviyorumUyumadan önce seni düşününce.Ben seni en çokUmutsuzluğumda beni bulduğun için seviyorum.Yine de korkmuyorum seni sevmekten.Ben seni bu şehirde olduğun için değilBenimle aynı toprağa ayak bastığın içinBenimle aynı gökyüzünü paylaştığın için seviyorum.Geceleri benim yüzüme vuran ay ışığıSenin de gözlerine vurduğu için seviyorum.Benim kemiklerimi ısıtan yaz güneşiSana da sıcaklık veriyor diye seviyorum seni.Beş bin yaşındaki bu dünyadaBenimle aynı zamanı paylaştığın için seviyorum.Ben seni benimle yaşadığın içinBenden hiç gitmediğin için seviyorumBeni hiç terketmediğin için.Ellerini seviyorum tanrıya açıldığındaKalbini seviyorum kapıları açıldığındaVe gözlerini seviyorumHer karşımda kapanıp açıldığında.Bana baktığındaİçimde yakaladığın coşkumu seviyorum,Her bana baktığındaSeni sevdiğimi hatırlamayı seviyorum.Yine de korkmuyorum seni sevmekten.Her kibrit çaktığımdaAlevin içinde seni görmeyi seviyorum.Her sigara yaktığımdaDumanın şeklinde seni görmeyi seviyorum.Her bana baktığındaO kadar çok seviyorum ki seni sevmeyiYalnızca sen olduğun için hayatımdaKendimi bile seviyorumSen olunca aklımda.Kalbimi seviyorum seni seviyor diyeGözlerimi seviyorum seni görüyor diye.Ruhumu seviyorum, seni ruhunaBu kadar yakın diye.Varlığımı seviyorum,Sırf sana borçlu olduğum içinMutluğumu seviyorum.Gülümsememi seviyorum seni düşününceAyakta kalışımı seviyorum sebebi sen oluncaYine de korkmuyorum seni sevmekten.Ben sana olan sevgimi yazanKalemimi seviyorum.Senin adını yazdığım kağıdı seviyorum.Sana olan sevgime benzettiğimHer sevgiyi seviyorum.Bana seni hatırlatan herşeyiSana giden yolları seviyorum.O kadar çok seviyorum ki seniSeni kaybetmek korkusunu bile,İçinde yalnızca, sen olduğun içinSana karşı duyduğum bir duygu olduğu içinKorkumun sebebinde sen olduğun için seviyorum.Yine de korkmuyorum seni sevmekten.Yine de korkmuyorum seni sevmekten.Seni seviyorum

nefes almak çok güzeldi…


Yüreğimde bilinmeyen, benim bile hala yerini tam olarak kestiremediğim bir yerlerde kanıyorsun hala ve ben çoğu zaman bilerek ya da bilmeyerek kaşıyorum bu kabuk tutmaya yüz tutmuş yaramı.. yani seni… Evet, unutamadım seni, kanayan bir yarasın hala yüreğimde… Unutamadım bir türlü gözlerini; güzelliği, baktığımda yüreğinin derinlerini gördüğüm gözlerini… Unutamadım hala gülüşünü.. sıcacık, içten, yüreğime huzur veren gülüşünü… Ne zaman biri bana baksa seni görüyorum, ne zaman biri gülse seni hatırlıyorum… Nereye gidersem gideyim kimi görürsem göreyim biraz sana benziyor… Rüyamdasın, düşlerimdesin, hayallerimdesin kısacası yüreğimdesin… Öylesine bendesin ki, yaşamım seni görmeden önce hiç yokmuş gibi… Sanki seninle nefes almaya başlamışım ben ve biliyor musun nefes almak çok güzeldi…

kalbim yok


Gittiğin gùn başlamıştı aslında herşey.. Bana geldiğinde değil...Korkularım, mutsuzluklarım, sensizliğim.. Gözlerini özledim en çok.. Ìçimi yakan gözlerini.. Şimdi söndùm. Kùllerimle ısınıyorum. Yada sevdan ısıtıyor gönlùmù.. gel... yada gelme....Ne farkeder? Ne farkeder bundan sonra gelmişsin, gelmemişsin? Çiçekler solmuşken, Hayat durmuşken, Aynalar bile artık yalan söylerken ve ben ölmeye yùz tutmuşken, Söylesene ne farkeder gelmişsin, gelmemişsin... Sana göre belki bi 'hiç'im.. Unutmadım ben.. ve sende unutma; bende ki yangın olmasa sende bir 'hiç'sin.. Yeter artık..! Her gece duymak istemiyorum sesini kulaklarımda.. ve ùstúne boğulmak istemiyorum gözyaşlarımda...kavuşmalar neden bu kadar zor ve acı? ve ayrılmalar...?Sevenlerin kavuşmasına belki tùm dùnya şahit olur ama ayrılığa bi gökyúzú bide yer şahittir. Gökyùzù döker içini yeryùzùne, yeryùzùde sallar dúnyayı seviyorum seni dercesine. Sanki ikisi birden deliler gibi bağırır çağırır; "nolursunuz ayrılmayın" diye. son bi veda...Son bi veda istemiştim senden. Son bi sarılma, hasretten önce sıcaklık... Hemde hiçbişeyin eskisi gibi olmayacağını bile bile... Yüreğinin eskisi gibi beni sevmeyeceğini, gözlerinin eskisi gibi bana bakmayacağını, ellerinin eskisi gibi beni ısıtmayacağını bile bile... İŞte bunları bile bile son bir veda istemiştim senden..gel... yada gelme... ne farkeder bundan sonra? beş sene sonra karşıma çıkmanın ne anlamı var? ve böyle bi acıyla yaşamanın ne gibi katkısı var bana?tecrübe... doğru diyosun aslında. evet tecrübe.. bida bi insan bana seni seviyorum, hiç ayrılmicaz, ömür boyu senle olmak istiyorum derse inanmamam lazım dimi?. doğru anlamışmıyım? haklısın ve teşekkür ederim, güzel tecrübelerdi yaşadıklarım...hatırladınmı? Hani artık senin gidişini değilde umutlarımın gidişini saymaya başlamıştım.. Bugün üçüncü ay bitti...Unuttum... yada unutmadım. kimin umrunda?sevdin.. yada sevmedin.. işte bu gerçekten benim umrumda..artık kalbim yok... istediğin gibi yaptım işte.. seni anlatırken birilerine yada seni gördüğümde rüyalarımda atmıyor kalbim... istediğin gibi yaptım... artık kalbim yok...

Ve sen yine bilmiyordun


Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun herkesten başkaydı işte. Güldüğün zaman yukarıya bakardın. Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı, ne güzeldiler... Sen bilmiyordun, ben seni seviyordum. Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler. Duvarlara, vitrin camlarına kaldırımlara çarpıyordu. Geri dönüyordu çoğalarak. Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, her şeyi erteleyişim oluyordun. Kalp ağrısı oluyordun, birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun. Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk. Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyor ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk. Cesurduk... Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller. Ben seni seviyordum, bilmiyordun. Sevinçlerim oluyordun arasıra, sen hiç bilmiyordun. Sonra herhangi biri oldun. Bütün sevinçlerim bittikten sonra yağmurlar yağdı serin haziran akşamları... Sonra bir gün uzaktan gördüm seni. Saçların bana inat, başın her şeye meydan okuyarak. İşte yine aynı... Kalbimi acıttın. Her zamanki gibi. Değiştik sanıyordum. Ve sen yine bilmiyordun.



iclal aydın

Vakit doldu artık


Şimdi ayrılık zamanı...Vakit doldu artık.. Hiç kimseye görünmeden senin senden haberin olmadan, Benim yoklugumun farkına varmadan, Burdan yok olup mazi olmanın zamanı simdi. Hosçakal bitanem sana. Senli günlere iyi bak Çünkü birdaha ben olmayacagım. Simdi vakit ayrılık vakti.. Gözümde yaslar olmadan kalbim sızıya bürünmeden, Beni sen bir daha görmeden gitmenin vakti geldi. Hosçakal Bitanem.. Benli günlere iyi bak çünkü bidaha olmayacak. Dedimya Bitanem bidaha olmamak zamanı Simdi. Gün bitmek üzere yeni gün dogdugunda, Ben eski günde kalacagım.. Hosçakal Bitanem.. İnan seni, Senli günleri ve senin oldugun herseyi çok ama çok özleyecegim Bunu söylemek çok zor ama, Naparsın hersey bir Vakit söylenmeli, Bu vakit şimdi geldi, Sana çok iyi bak Eğer beni azda olsa sevdiysen, Bilki seni üzen herşey, Beni senden çok daha fazla üzer. Bunun içindir ki kendine iyi bak.. Sakın ama sakın beni unutma.. Çünkü ben seni her daim hatırlayacağım

Ben Böylesini Seviyorum Aşkın


Biliyorum… Yüzlerce kez böyle başladım anlatmaya… “Geceydi… Ve yağmur yağıyordu…” Çünkü ben hep aşıktım… Bilesin diye… Bıkıp usanmadan… Anlatıyorum işte… Çünkü sen, seni koruyan çatının altında ve benden habersiz… Belki geceden ve yağmurdan bile… Her şeyden habersiz… Kimbilir ne yapıyorsun? Ve ne yapıyordun? Geceydi ve yağmur yağıyordu… Ve nefes alıyordum… O damlaların yüreğime her değdiğinde çıkardığı ses… Ateşin suyla buluşması… Serinlik… Ve nefes alıyordum… Geceydi ve yağmur yağıyordu… Ben böylesini seviyorum aşkın… Evler geçiyorum… Hatta sokaklar… Herkes bir şeyleri yaşarken ve bir şeylere aitken… Aşkı yaşıyorum… İhtimal midir kavuşmak? Sen bilesin diye anlatıyorum; ama benden habersizsin… Kendinden bile… Kaldırımlar… Sokak lambaları… Günü gelip konuştuklarında… Şahit olacaklar… “Bu adam, aşka aitti” diyecekler… “Bıkıp usanmadan aradı” diyecekler… “Yandı” diyecekler… Sen ve herkes uyurken... Ben gece ve yağmurla; sokaklarda… Kaldırımlar bilir beni… Sokak lambaları bilir… Ve sabah ezanları… Gece gitmeye hazırlanırken… Sessiz şadırvanlarda serçelerle buluşurum… Yağmur diner… Yapraklar titreşir tatlı bir rüzgarla, koyu yeşil… Çeşmelerden akan suda yıldızlar parıldar; kurşuni… Aşk bulur beni… Ben böylesini seviyorum aşkın… Senden habersiz…



murat başaran

aşk belki


Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi... Ama; kendimden bile önce tanıdığım... Her saniye yeniden doğmak gibi... Ama, asırlardır süren... Kışa dönmeyen sonbahar; derin, duygulu... Yaza dönmeyen ilkbahar; serin, coşkulu... Ilık avuçlarında, kar taneleri... Güneş sıcağı, gözleri... Ve sözleri... Ve sesi... Böyle olmalı aşkın tarifi... Ki, tarif edilememeli... 'Resmini çiz!' deseler... Bacası tüten bir ev belki... Belki gece yarısı terkedilmiş bir şiir... Veya kaldırımların kanına giren... Aşkın ayak sesleri... 'Resmini çiz!' deseler... Her köşe başı ıhlamur kokar... Yağmur kokar... 'Resmini çiz!' deseler... Şehit akıncının dudaklarındaki tebessüm... Veya... Gecenin koynuna bırakılan gözyaşları... Gizli ve mahcup... Aşk, istemektir belki... Belki bir ticaret; pazarlıksız... Bedeli kalbinizdir... Bedeli herşeydir... Sonrası bir uzun yolculuk... Sonrası; nasip! Tarifini sorsalar.... Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi... Az kalsın ölüyormuşum gibi...


murat başaran

26 Eylül 2007 Çarşamba

Bilmezdim Birdaha seveceğimi....



Bilmezdim Birdaha seveceğimi....
Kapatmıştım kalbimin kapılarını Ama sen geldin araladım Bıkmıştım bu zalim yalan hayattan Beni sen hayata bağladın Bilmezdim bir daha bir daha seveceğimi Yine öğrettin bana sevmeyi. Yeniden doğdum senle Öğrendim yürümeyi Ne olur bırakma ellerimi Yalnızlıktı sensizken tek yoldaşım Gecelerse arkadaşım Bilemedim bugüne denk benim olmadın Oysa ben seni hep aradım Bilmezdim bir daha bir daha seveceğimi Yine öğrettin bana sevmeyi Yeniden doğdum senle Öğrendim yürümeyi Ne olur bırakma ellerimi Bugüne dek hep keşke deyip durdum. Her yeni başlangıcın sonunda yine aynı kelime. Keşke... Yalanlar içinde büyüdüm. Yanlış insanlar, yanlış yüzler, yanlış aşklar. Evet kapatmıştım kalbimin kapılarını ama sonra sen çıktın karşıma. Bunu sen kalbime girince anladım. İşte yeni bir başlangıç daha. Ama bu sefer eminim. Bu sefer keşke demeyeceğim. Yıllar sonra senin için söyleyeceğim tek şey iyiki olacak... Bilmezdim bir daha bir daha seveceğimi Yine öğrettin bana sevmeyi Yeniden doğdum senle Öğrendim yürümeyi Ne olur bırakma ellerimi...


alıntıdır

sevdiğin kadardır ömrün


Ne kadar yaşarsan yaşa sevdiğin kadardır ömrün,Gülebildiğin kadar mutlusun;üzülme,bil ki ağladığın kadar güleceksin.Sakın bitti sanma her şeyi,sevdiğin kadar sevileceksinGüneşin doğuşundandır doğanın sana verdiği değer;ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.Ay ışığındandır sevgiliye duyulan hasret,ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsnHep doğruyu yapmaktan söylemekten vazgeçme;bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın..Ve gerçek aşkı bulduğunda her gün şükret ki Tanrı onu hiçbir zaman senden almasın...

sen yoksun...


Yine bir gece dahaSoğuk ve karanlık.Hiç bitmeyecekmiş gibi,sonu yokmuş gibi gözüken bir kuyu gibi...Yalnız ve sessiz,Dudaklarım ömür boyu hiç kıpırdamayacakmış gibi.Renk yok,ışık yok,ses yok..Benim dünyam bu artık.Umut var,yaşam yokHuzur var,mutluluk yokAşk var,sen yoksun...

tanidinmi?


Sen bu kalbi taniyormusun?
Sadece sana carptigini, sensizken parcalandigini ve hasretine dayanamayip kan agladigini biliyormusun? Hissedebiliyormusun sana olan duygularini, ilk ve son askini, senin icin kopan firtinalarini?Bu kalp seninle carpiyor...Sen bu kalbi taniyormusun?Ne yaptin sen bana? Neden?Senin yüzünden hic tanimadigim birine asik oldum, ona bütün hayatimi adadim, onun icin agladim, onunla güldüm, bazi geceler hasretine dayanamayip öldüm dirildim ben, hemde o hic tanimadigim biri icin.Degermi sence bütün bunlara?Bir gün pisman olup “lanet olsun” diyecekmiyim bu duygularima?Yoksa ömrüm boyu mutlu kalip, iyiki asik olmusum´mu diyecegim bu hic tanimadigima?Sevinecekmiyim onun icin bunlari yasadigima?Cevab SEN ver bütün bunlara!Ben kendimi anliyamiyorum dogrusu, hic tanimadigim birine nasil asik oldum ben?Neyine kandim, o tatli gülüsüne, masum bakislarina yoksa samimiyetine´mi?
Nasil bu kadar kolay benim yasama sebebim oldun sen?
Bu kadar kolaymi bu degerli canin birine böyle baglanmasi, onsuz kendini yarim hissetmesi?Ben kendimi anliyamiyorum dogrusu!Evet bu güne kadar hic bi zaman pisman olmadim, hep cok sansli hissettim kendimi seni tanidigim icin!
Cünkü sen herkezden farklisin!!!
Ben senin iyi niyetine, anlayisina ve dürüstlügüne baglandim...Bu özelliklerini sakin kaybetme, cünkü sadece bunlar seni digerilerinden ayiriyor.
Iste bu benim kalbim, simdi tanidinmi?

Elvedalarında kalsın


Git…
İkiyüzlü hüzünler bulsun beni
Gözyaşından bozma mutluluk çizeyim kendime
Kefensiz yüreğim kalsın ardından
Bin defa ölüp de bir defa ölemeyen…
Elvedalarında kalsın Seni Seviyorumlar
Arkana bakmadan gittiğin yollardan toplayayayım
Sevdamın kırıntılarını…
Kahkahaların bastırsın hıçkırıklarımı
Senin hoşçakalın benim özleyişim olsun.
Yıldızsız bir gökyüzünde bulayım seni
Yetişemediğim sevdalardan koparmaya çalışayım
Zifiri gecelerde arayayım
Bu kez Git..
Elvedalarında kalsın seni seviyorumlar

25 Eylül 2007 Salı

Ben, bu yürek attığı sürece seninleyim


Kavuşmanın Alfabesi Öylesine bir gündü, yeni değil de sanki geçmiş günlerden biriydi, öyle gibiydi... Kaç gece beklemiştim seni. Kaç gece koynuma hasretini alıp uyumuştum. Kaç gece yalnızlık sancısıyla kıvranıp durmuştum. Öyle acımasızdı ki geceler, gökteki yıldızlar yüreğime atılan birer taş gibi gelmişti bana. Yine de her şeye değerdi bekleyişim. Bütün yollar sana çıkıyordu ama ben asıl senin yolunun benimkiyle kesişmesini bekliyordum. Aylar geçmişti hep vardın ama bir tek o an yanımdaydın. Biraz yabancıydın bana, biraz da tanıdık. Şaşkındık, şaşkınlığımız çok fazla yansıyordu yüzümüze. Göz göze gelmek hiç bu kadar zor olmamıştı. Bir bakıştan bin anlam çıkarmak buna denirdi işte. Yüzümüzde birbirimize ait izler arıyorduk bakarken.Ne çok duymuştum sesini ama sanki sen ilk kez konuşuyordun. İlk kez söylediğin cümleler sahibiyle bütünleşiyordu. Düştükçe gülüşün yüzüne, sessiz olan her şey konuşmuştu içimde. Yine de sözler bir türlü çıkmıyordu ağzımdan. Oysa boynuna sarılıp "Sen aylardır beklenen, sen yıllardır özlenensin" demek istiyordum. Hava serin değildi ama ben titriyordum.Kelimeler hiç bu kadar zor olmamıştı bana. Ne zaman bir şey söylemeye kalksam, her seferinde bir şey oluyordu, sözcükler ağzımda donuyordu.Sıcaktın, dokunmasan da yansıtıyordun. Biraz önce titreyen ben artık terliyordum. Aşktı bu biliyordum ama bunu kendime bile itiraf edemiyordum. Farkında değildin belki, belki ben belli etmiyordum ama yıllardır koruduğum, yıllardır kimseye açmadığım topraklarımı çoktan teslim almıştın bile. Sınırlarımdan içeri girmiştin bir kere. Yüreğimin en gizli, en kuytu köşelerinde sen vardın artık.İtirazsızdım, belli ki mutluydum. Belli ki beni şaşırtan mutluluğun ta kendisiydi. Harfleri tükenmez bir kavuşmanın alfabesindeydim. Ve ben okumayı sanki yeniden öğreniyordum. Şimdi bu sevdayı bana yaşattığın için kendimi şanslı hissediyorum. "Ya sen olmasaydın" diye düşünmüyorum çünkü sen varsın. Çünkü sen içimdesin. Çünkü sen benim hayat kaynağımsın. Biliyor musun, çölde bulabildiğim bir avuç su olsan, bitmeyesin diye içmem seni. Nerede olursan ol benimle kal. Ben, bu yürek attığı sürece seninleyim.

Hayatı ıskalamaya lüksün yok senin....


Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.

Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.

Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası....

Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...

Hayatı ıskalamaya lüksün yok senin....
Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.

Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.

Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası....

Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asil olan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...

Hayatı ıskalamaya lüksün yok senin....

derin izler bıraktın hayatıma anılarıma


uzun bir zaman oldu ayrılalı ve sen gittikten sonra derin izler bıraktın hayatıma anılarıma.. uzun süren yorgun bir ilişkiydi bizimkisi ardından dağınık bir hayat geçmiş bir zaman ve hayat yorgunluğu kaldı üzerimde...!!! şimdi güzel aşk sözleri kaldı dilimde kalbimde dudağımda bunları senden başka kimseye söyleyemiyorum. olmadı sevgilim dön artık dayanamıyorum sende beni çeken o kadar çok şey vardı ki sen ayrı bir mevsim ayrı bir tattın benim dünyamda!!! şimdi soruyorum ben kendime sabır ve zamandır şu an ihtiyacım olan hani herkesin tavsiye ettiği zaman! aslında bu en büyük yalan. o zaman ki beni çoğu zaman kanatır eksiltir..!!! EĞER inanmak,güvenmek istiyorsan,sana hiç kimseye olmadığım kaadar dürüst olurum.. .!!!! eğer ne olursa olsun hayat pahasına bile olsa seni hiç bırakmayack bişrine ihtiyacın varsa sen git desen dahi seni asla bırakmayacak bir sevenın olduğunu bilmeni isterim .....!!!belki elinden dahi tutamayacagim ama seni devamlı sevecegim.benim için ne kadar acı olsada senin ne kadar haberin olmasada bu canı senin için seve seve verecegim.unutma her zaman arkandayım.kafanı cevirirsen görürsün belki ama hep yanındayım vehep sevece Peki ya şimdi; sen gittin ben bittim tıkandı kelimeler sözcükler boğazıma her şey değişti bütün hayatım.. ama;ben yapamıyorum, yazamıyorum, göremiyorum, duyamıyorum ve dayanamıyorum dedim ya bir tanem ben senden sonra kendimi bile artık sevemiyorum...!!!

23 Eylül 2007 Pazar

Ben seni her gün unutuyorum...

Ne yar,ne dost bulabildi,garip gönlüm kendineher esen ruzgar bir şeyler götürdü bendenSevdiklerim yada sevilmeyi beklediklerimTek kelimeydi belki beni derinden üzenSöylemeye çekindiğim,ey aşkSenmiydin beni bu hallere koyup gidenHer gün bitti diyerek başlıyorum yeni bir güneOysa kendime bile söylemeye korkuyorumUnuttum diyorum,evet evet unuttum,Sonra şu sözler geliyor aklımaBazen unuttum demek bile hatırlamaktıVe anlıyorumki...Ben seni her gün unutuyorum...

Iste bu benim kalbim

Sen bu kalbi taniyormusun?
Sadece sana carptigini, sensizken parcalandigini ve hasretine dayanamayip kan agladigini biliyormusun? Hissedebiliyormusun sana olan duygularini, ilk ve son askini, senin icin kopan firtinalarini?
Bu kalp seninle carpiyor...
Sen bu kalbi taniyormusun?
Ne yaptin sen bana? Neden?
Senin yüzünden hic tanimadigim birine asik oldum, ona bütün hayatimi adadim, onun icin agladim, onunla güldüm, bazi geceler hasretine dayanamayip öldüm dirildim ben, hemde o hic tanimadigim biri icin.
Degermi sence bütün bunlara?
Bir gün pisman olup “lanet olsun” diyecekmiyim bu duygularima?
Yoksa ömrüm boyu mutlu kalip, iyiki asik olmusum´mu diyecegim bu hic tanimadigima?
Sevinecekmiyim onun icin bunlari yasadigima?
Cevab SEN ver bütün bunlara!
Ben kendimi anliyamiyorum dogrusu, hic tanimadigim birine nasil asik oldum ben?
Neyine kandim, o tatli gülüsüne, masum bakislarina yoksa samimiyetine´mi?
Nasil bu kadar kolay benim yasama sebebim oldun sen?
Bu kadar kolaymi bu degerli canin birine böyle baglanmasi, onsuz kendini yarim hissetmesi?
Ben kendimi anliyamiyorum dogrusu!
Evet bu güne kadar hic bi zaman pisman olmadim, hep cok sansli hissettim kendimi seni tanidigim icin!
Cünkü sen herkezden farklisin!!!
Ben senin iyi niyetine, anlayisina ve dürüstlügüne baglandim...
Bu özelliklerini sakin kaybetme, cünkü sadece bunlar seni digerilerinden ayiriyor.
Iste bu benim kalbim, simdi tanidinmi??

14 Eylül 2007 Cuma

"Bir tebessüm kadar güzel, Nefesim kadar değerlisin..." Karanlıkların içinden yüreğine sesleniyorum yine..Bir avuçlarımda yıldızlar, bir yanımda münzevi çığlıklar. Hasretin yanıyor kirpiklerimde.Sensizlikte yüreğim, bir yanı tutturulmuş aşk mektupları gibi kırgın, acıya diz çökmüş yıllar gibi hayata kırgın..Oysa bir tutsan ellerimi, bir öpsen yüregimi, tüm düşlerimi baharlara kanatlanacak..Boşver aldırma bana, herşeye inat seni " sensizlikte bile seviyorum " Biliyorum gözyaşlarımla sönecek yoklugunun alazları..Gözyaşlarını bulutlarla serme kirpiklerime, bırak hasretinle kavrulsun sensizligin tüm hücrelerini...Gece bitip perdelerin arasında gözlerine doğan gün ışığı gibi düşmek istiyorum yüreğine...Senin sırtın biliyorum sert duvarları..Sıvası dökülmüş duvarlara yaslanıyorum sana yaslanır gibi. Ve titrak yüreğimle kurduğum tüm cümleler duvardan dönüyor .Ve karsımda senin icin topraga verdiğim cicegim...Gecenin karanlıgına inat seninle konusur gibi cicekle konusuyorum..Biliyorum sessiz ve derinden dinliyor beni...Senin gibi suskun ama gülümsedigini hissediyorum...Bazen babamdan kalan sigara paketlerine uzaniyor ellerim...Oysa ben sigara icmiyorum ki !....Anlıyorum ki; sensizligi tütün sarar gibi cigerlerimde yakmak istiyor yüregim. Zulasında sakladığım ölümü soluyorum yoklugunun sindigi ayazlarda...Bir olsaydın yanımda, yıldızlarla Ay senin saçlarına dolardı...Susardım, senin gülüşlerin yüzümün cografyasına düştügünde.. Gecenin avuçlarında güller yolluyorum vakitli vakitsiz sana..Bazen ağlaşıyoruz İkindi yağmurlarıyla...Ben onlara senin gülüşlerini anlatıyorum, onlar ise bu imkansız sevdaya ağlıyorlar..Gözyaşlarımızı toplayıp kurak iklimlerde koşuyor gözbebeklerimiz...Bir kalem olsam, yetim çocukların yürekleriyle resmedilmiş utangaç yanaklarını bırakıyorum cemrelerin kirpiklerine...Bazen de gülüşlerini seriyorum kelebeklerin gözbebeklerine..Ve sen yaşarken uzaklarda, ben seni yaşıyorum suskunlugumda...Tek istediğim ; Ilık meltem olup bahar kokan saçlarına düşmek, yüreginde yanmış bir soluk olup dudaklarından toprağa süzülmek... Gülümsediğinde, sulardan nice kuğular kanatlanır başka iklimlere..Soluk aldıgında nice ceylanlar ovalarıma iner..Gülistan yüreginde yaşarken, her kelimen bir ezgi olur dudaklarımda..Su diye düşlerini icerim sebillerden..Utanırım bazen, gözlerindeki nemli kirpikleri kurutamadigim icin...Üzülürüm inceden inceye, kapılarına bir gül tomurcugunda düsemedigim icin...Gelemesem de gözlerine, bir cemre olup ıslatamasam da ellerini; ben seninle yaşıyorum...Her soluk aldıgımda adına bir cicek ekiyorum gönül toprağıma... Gül yüreklim, her nefesinle ben hayata tutunurum.Her gülüşünde ise acılarımı sararım rüzgarınların avuçlarında..Yüreğime iyi bak ne olur..Aldığın her nefeste yeniden sana doğuyorum...

İnanmazdım böyle olacağına,her şey güzel başlamıştı oysa.Şimdi ise güneş battı,sanki bir daha doğmayacak gibi.Her yer soğuk ve aşkta öyle ne yazık ki.Uğruna her şeyi verebileceğim o yüce duygu yok olmuş gibi.Şunu bil aşk;ben de bırakıyorum seni hiç gönlüm olmasa da.Ne kadar uğraştıysam olmadı,yaranamadım sana bir türlü. Gidiyorum;elimde kırık birk kalp ve bir kalp dolusu kırık hayaller.Gözlerim yaşarıyor,duygulanıyorum giderken;oysa neler hayal etmiştim.Olmadı,kısmet değilmiş diyelim.Aşk,hayattı benim için.Nefes alıp vermekti çekinmeden.İnsan hayattan vazgeçer mi?Vazgeçmez bence.Ben de vazgeçmiyorum;ama,bir süreliğine yokum o duygunun içinde. Uzaklaşıyorum,arkama baktığımdıysa orda durduğunu görüyorum.Bekleme beni aşk.Gidiyorum işte,Mecnun misali;ama Leylasız.Karanlığa yürüyorum,kabuğuma çekiliyorum,insanların duygularımı sömüremeyeceği bir yere.Kendimi onardıktan sonra geleceğim yine sana.Hem de eskisinden daha güçlü. Her bitiş,yeni bir başlangıç demekmiş.Neye başladığını bilmesen de bazen.Şimdiyse arkama baktığımda görünmüyorsun.Olsun,gözlerim yaşlansa da alışırım buna.Seni unutacağım sanma.Geleceğim yine,seni yüreğimde hissettiğimde.O zamana kadar elveda aşk ve elveda aşkım.

Seni seviyorum. Kızma bana n'olur. Yada kızarsan kız ama öyle. Evet seviyorum seni. Hemde hiç korkmadan, çıkarsız, hesapsız, karşılık beklemeden her zamanki Gibi en derinden gelen bir seslenişle söylüyorum... Seni seviyorum. Canımı iste hiç düşünmeden vereyim avuçlarına. Gel kopar kolumu, bacağımı Sesim bile çıkmaz inan... Ama... Gerçekler bırakmıyor dimi yakamızı. Ne kadar silkinirsek silkinelim Düşmüyorlar üzerimizden ölümün soğuk nefesi gibi. Kalanlar ise hep kendimize Doğru bildiklerimiz oluyor... Biz bu aşkı bireysel yaşamaktan ileriye götüremedik ne yazık ki... Ben benim Dedim her şeyde, sen sadece seni söyledin. Ardımıza bile bakmadık Kırdığımızda kendi içimizdeki çocuğu bile. Hayallerimiz ne kadar can bulup Uzadıysa, aşkımızın ömrü bir o kadar kısaldı sanki. birbirimizi Anlamadığımızdan yakınıp sitem ederdik ya ben en çok ne birlikte olabilmeyi Başaramayışımızı ne de ayrı kalabilmeyi beceremeyişimizi anlamıyorum. İşte En çokta bu gerçek acıtıyor içimi... Hiç dikkatini çekti mi? Düşündün mü? Bilmiyorum. Bu güne kadar sana her Yazdığım yazıda, her mesajda yada mektupta, sözlerin bittiği her satırın Sonunda neden üç nokta (...) Vardı? Hiç sordun mu bunu kendine? Belki Dikkatini çekmedi belkide bu satırları okuduktan sonra düşüneceksin Kimbilir. Ama yorulma bu sefer yormayayım seni, ben söyleyeyim: '' Aşkımız büyüdükçe, içimdeki çocuk seninle ömür kazandıkça, sesini her Duyduğumda hergün biraz daha fazla çarpmaya yemin eden kalbim beni Yaşattıkça, her an ,her saniye yaşama ve ölüme inat hayallerin sonsuzluğunu Seninle tattıkça, gözyaşlarımın her damlası sana iç çekiş olmaya devam Ettikçe ayrılık bize hiç yakışmasın diye''ydi. Adeta sensizlik kapıyı hiç Çalmasın diye her satırda tekrarladığım bir yemindi bu... Ama başarılı olamadım... Başaramadık... İçimizdeki sevgi büyüdükçe aşkımızın Ömrü kısaldı, hayallerimiz sonsuzlaştıkça sevdamızın mezarına bir kürek daha Battı... Yine ve yeniden... Tekrar tekrar canı yandı... Ama biz. Görmezden geldik. Ya görmezden gelmeseydik. Başarabilir miydik o Zaman. Hayallerimizi yaşatabilir miydik? Son nefesini verirken Sevdamız onu yaşama döndürebilir miydik? Bilmiyorum. Severken ayrılmak böyle olsa gerek. Diri diri mezara girmek, yaşarken ölmek Demek bu olsa gerek... Birinin canına kıymak, bile bile ölümüne razı gelmek Bu olsa gerek... Ben sevdama veda edemedim. Yüzüm yoktu ardından ağlayıp Feryat figan af dilemeye. Kendi ellerimle mezarını kazmışken, yok oluşunu İzlemişken bu lanet gözlerimle nasıl ona veda edebilirdim ki... Vedasız ayrılığıma son bir veda... Seni sensiz yaşamak en kötü kaderse bende bu kaderime inat seni yaşatmaya Yemin ettim canımın içi.


Sevdiğin insanın bir başkasıyla mutlu olduğunu görmekten daha acı olan şey; artık seninle mutlu olmadığını görmektir. Bir zamanlar sana ait olan her şeyin yitimidir kalbinizin acı çekmesine sebep olan… Sıcacık gülüş yok olur; sımsıkı kavrayan el yerini zoraki bir tutuşa bırakır… Her iki göz de birbirine kilitlenmez artık... Yaşanılan her şey, yerini iğreti bir yapmacıklığa devreder daha önceden asla var olmayan…Bazen tek taraflı, bazense her iki tarafın da isteğiyle hiç bitmeyecek sandığımız sevdalar doğru yada yanlış, zamanlı yada zamansız; ama bir sebepten son bulur… Birini sevdiğinde her istediğini verecek kadar cömert olmaya inanıyorum ben. Hiçbir çıkar göz etmeden verilen değerdir insana asıl değeri katan… Karşılığını beklemeden sevebilmektir; o seni sevdiği için değil… Onun mutluluğu için kendi mutluluğunu hiçe sayabilmektir. Zira bencilliğin bittiği yerde hayat bulur sevgi… Duygular her zaman sözsel dile getirilemiyor. Bir bakış, bir dokunuş, küçük bir incelik ayrıntılarda saklı kalan… Bir şeklide ruhunu okşayabilmek karşındakinin… Daha önce varlığından bile haberdar olmadığın duygularını ortaya çıkartabilmek… Başka bir sen olabilmek; mutluluklarının yanında korkularını da yaşayabildiğin bir denizde kendini güvende hissedebilmek… Kelimelerin kifayetsiz kaldığı yoğunlukta yaşarken sevdanı, o sevdanın sende bıraktığı tadı kağıda dökmeyi becerebilmek ise oldukça zordur. Bir türlü doğru kelimeler seçilemez; seçilenler de yeterli gelmez… Sizin benliğinizi yükleyebildiğiniz bir şiir ise tüm duygularınızı; acılarınızı, öfkenizi, tutkunuzu, özleminizi, çığlıklarınızı, coşkunuzu… en konsantre sunabilen anlatım metodu olarak o anda imdadınıza yetişiverir. <******> Şiir okumak benim kalemim değil. Edebi bir eserden aldım hazzı nedense alamadım bir türlü şiirden. Ama yine de öyle şiirler var ki… hele bir de size aktaran kişinin seslendirmedeki tonlaması içinize işleyebilecek nitelikteyse… Müşfik Kenter, Rutkay Aziz ve de Kenan Işık'ın ağzından dinlediği bir şiire kim kayıtsız kalabilir ki? Yada Oktay Kaynarca… Komik adam diye bildiğimiz Yılmaz Erdoğan… Şiir sadece şairin dizelerinde değil; okuyanın dudaklarında ve ruhunun yaşattırdıklarında da renk buluyor kanımca… Ne gariptir ki şairin anlatmak istediği ana temadan da öte; her okuyanda uyandırdığı duygu, bıraktığı düşünce birbirinden farklı oluyor. Bu da yaşanmışlık ve de hazır olunuşlulukla ilintili olarak değişiyor herhalde… Veda eden de edilen de olsanız, artık hayatınızda olmayan birini seven herkesedir bu şiir; Sen hiç duydun mu başka bir yüreği kendi göğsünde atar gibi… Üzüldün mü, yanaklarından süzüldü mü hiç bir başkasının göz yaşları… Yabancı hıçkırıklar gelip düğümlendi mi göğsünde… Düşündün mü geceleri… Senin olmayan rüyalar gördün mü… Senin olmayan birini sevdin mi… Gökyüzüne baktın mı, yıldızlar düştü mü, güneş doğdu mu her gecenin sonunda… Uyandın mı başka birinin sabahına… Hiç sevdin mi sen, Duydun mu başka bir yüreği kendi göğsünde atar gibi … Gülümseyişini hissettin mi belli belirsiz kendi dudaklarındaymışçasına yakın, sıcak… Hiç sevdin mi senin olmayan birini? Senin olmayan bir şehirde, bir gecede, bir bedende yaşadın mı hiç… Sen hiç gerçekten sevdin mi senin olmayan birini…? Sevmenin sadece almaktan ibaret olmadığını kavrayabileceğiniz olgunlukta bir hayat dilerim. Ne demiş şair "Ayrılıklar da sevdaya dair"…


Gitmişti...Belkide en zor anlarından birini yaşadığını düşünüyordu kadın...Ama bu ilk değildi.Onlar iki uzak şehirde yaşayan iki ayrı kahramandı.Onunla hep bir bütün olmayı amaçlayan kadın ve hayalleri olan bir erkek.Kaçamak bir hayat yaşıyorlardı.Umutsuzluk ve umud etme arasında gidip gelen iki genç.Özleyecekti,ama herşeye rağmen bekleyecekti sevdiği adamı.Belkide hiç geri dönmeyecekti.Ama o bekleyeceğine söz vermişti.Aşk...Bu ismi vermişti genç kız ona.Onsuz nefes almak bile güç geliyor derdi yakınlarına.Ama mahkumdular yaşamak için bu zorluğa.Çünkü hayat çok acımasızdı.Son kez sarılırken belkide bu son die düşünüp daha sıkı sarıldı kız.Korkuyordu onu tekrar görememekten.İsteyeceği son şeydi onun için ayrılık.Çok alışmıştı ona.Ama her güzel şeyin bir sonu vardı.Onun tek bir lafına bakıyordu kız.Benimle gel dese herşeyinden vaz geçerdi onun için.Ama biliyordu.Hayat bukadar basit değildi.Şimdi herşey dahada zorlaşmıştı onlar için.Evlilik henüz başlayamayacakları bir birliktelikti.Hırslıydı genç erkek.Babası yoktu onun için.O sorumlulukları olan ve intikam ateşiyle yanan acı çeken ama bunu çevresine belli etmemeye çalışan biriydi.Ya genç kız.Tek varlığı oydu.Seviyordu deli gibi ve ondan vazgeçmek düşüncesi çılgına döndürüyordu onu.Nefes almak bile oydu onun için.Daha sıkı sarıldı kız. AŞK DEMİŞTİ ONUN ADINA...VE HEP ÖYLE KALSIN İSTİYORDU...

28 Ağustos 2007 Salı


Hayat diye
Mavi gözlerine tutuldum,
Kayboldum gözlerinin derinliklerinde,
Ben karanlıklarda hiç dolaşmadım,
Hiç yön belirlemedim
Kutup yıldızıyla kendime..

Seni görmeliyim
Saatler her yediyi gösterdiğinde,
Geceleri rüyalar görüp
Sana tabirler ettirmeliyim,
Bir şiir yazmalıyım sana
Arasına bir de ah katmalıyım,
Sana hasretliğimle eririm
Ben hep aydınlıkta yürümeliyim
El ele geçmeliyiz köprülerden,

Göz yaşın kırağı olsun toprağa
Kurşun kadar ağır olmasın sözlerin
Ben karanlıkta hiç yürümemeliyim,
Şebnemler takılmalı güllere
Her gülün bir adı olmalı
Sonra her sabah sen olmalısın,
Ama şimdi sen bir karanlığın ardındasın
Bir yaşmak yüzüne perde,
Ben hep seni beklemeliyim
Ama sadece karanlığın bittiği
Güneşin yüzümüze gülümsediği yerde

25 Ağustos 2007 Cumartesi


Yağmurlu bir yaz günüydü senden ayrıldığımdaSessizce yürürken yolda,Yağmur belirdi karşımda..Aslında yağmuru severdim o güne kadar,Ama onun bu haliÇok korkutmuştu beni..Tarif edilemeyecek kadar kötü,İnanılmayacak kadar hırçın bakışları vardı...Yavaş adımlarla üzerime yürüdüVe banaSenden kalan her şeyi miO'na vermemi haykırdı...O'na cevap veremedenSaçımdaki el iziniYanağımdaki o son buseniVe üzerimdeki mis kokunu aldı benden...Tam gitmeye yönelmişti ki,Son bir kez arkası dönüp,BanaBaşka bir şeyinin kalıp kalmadığını sordu...Ağlayan ve kin dolu gözlerle ona bakıp,"HAYIR" diye haykırdım...O gittiğindeyseYüzümde bir tebessümleO'nu kandırabilmenin sevincini yaşıyordum...Evet,O'nu kandırabilmiştim,Çünkü bana senden kalan bir şey daha vardı:Kalbimin en derin köşesinde sakladığım a ş k ı n..

Son mektubunu deniz suyuyla mi yazdin..? İki damla tuz izi var sevgilim.. 'Biz bittik artik' derken, Hala 'biz' diyorsun sevgilim.. Veda mektubuna gözlerini mi koydun..? Zeytin izleri var sevgilim.. 'Beraber olamayiz artik' derken, Neden agladin sevgilim..? Mazimizin hatirina, 'Dost kalalim' diyorsun.. Dosttan sevgili olur derler, Sevgiliden dost olmaz sevgilim..! Görünce dayanamam bakisina.. Selam verirken ürperir tüylerim.. Aklim firar, tenim isyan eder sevgilim..! 'Unut beni' yazarken ellerin Nasil kirilmadi kalemin..? Benim okurken kirilan kalbimden Kanlar akti mektubuna sevgilim.. 'Görüsmeyelim' derken son satrinda.. Hic mi yüregin sizlamadi..? Simdi suskun dilinden düsen, Ask dolu sözlerin saka miydi sevgilim.. 'Hoscakal Gözüm ' son sözün.. Sevgilim bile dememissin.. Hayatimin degeri senin icin, İki damla gözyasi kadar miydi sevgilim

Yağmur ve masumiyet... ıslanmak ve maskelerin akması... neden takar insanoğlu maskeyi ?? beğenmez mi yaratanın yarattığı kendini... bir insan kendinden vazgeçebilir mi? ne zaman bencillliklerinin sonu gelecek... ne zaman durup düşünecek bu koşuşturma içinde farkına vardığında geç olacak.. kaybedenler kazanmış olacak... kazananlar yerin dibinde kalacak son çırpınışlar melekler tarafından önlenecek tüm melekler iyi midir... galiba...hepsi beyaz mıdır? başka bir renk yok mudur...?? çok mu somut oluyor yoksa aslında soyutluğu somuta döken bir resim çizmeye çalışıyordum geldiğinde... sen geldiğinde darmadağındım...!kusura bakma toplayacak vaktim yoktu... saolasın önemsemedin ve geldin.. ayıplamadın çırılçıplak seni sevdiğimi söyleyince... korkmadın seni kokladığımda... ve içten duygularımı sana verdiğimde geri çevirmedin... kusura bakma savaştan yeni gelmiştim o yüzden çok dağınıktım... paramparçaydım bir bakıma mayına basmış gibi toplamaya çalıyordum kalbimi ruhumu... ve sen geldin bu karmaşalığın bu kaosun üstüne......! bir dengesizlik durumundaydım dengeye getirdin beni... kusura bakma birilerini öldürmeliydim... ama yapamadım... işte onu öldürmekle meşguldüm, ama sen geldin... artık hiç bir şey umrumda değill... ne ölüm ne öldürmek ne de hatıralar... nasılsa güzel anlar kısa olmayacak mı?? sadece zamanın tadını çıkarmaya çalışıyorum... sadece kokunu tadmaya uğraşıyorum... seni tanımaya seni bütünlemeye çalışıyorum iyi ki geldin ama kusura bakma çok dağınığım.. ben seni değiştiririm dediğini duyar gibiyim... evet sen beni değiştirmeye çalışabilirsin ama içimde ki orman hala yanıyor... ancak önce sönmeli sonra tekrar ateşe verilmeli... artık tamamen sönmesini istemiyorum... zaten yaşama sevincim buna bağlı... iyiki geldin kusura bakma çok dağınığım... toparlanmama yardım etmeni isteyemem senden... seni de üzemem seni de kıramam... tamamen bencillliklerime seni de katamam... seni ayırıyorum hayatımdan... bu kaçıncı hayat olduğu önemli değill...

Bazen kalbime kızıyorumSeni neden sevdi diyeBazen sana kızıyorumBeni neden sevmedin diyeBazen sana bazen de kendime kızıyorumBazen senin sevginiBağrıma basarımBazen de senin sevgini bastığım bağrımaSenin sevginden yandığı içinBağrımı söndürecek bir damla su ararımBazen sana bazen de kendime kızıyorumBazen gündüzü beklerimGülmek için yaşamak içinBelki de karanlıktan korktuğum içinBazen de geceyi beklerimOna içimi dökmek içinHıçkıra hıçkıra ağlamak içinBazen sana bazen de kendime kızıyorumBazen kalbime vururumSeni neden sevdi diyeSöküp atmak isterimBazen de söküp atmaya çalıştığımKalbimi senin aşkından sakınırımBazen sana bazen de kendime kızıyorumAma her defasındaSenin aşkın kalbime sızarLaf dinlemez ki kalbimBazen sana bazen de kendime kızıyorum
seni sevmek ...hayatimin tadi olmusken,boyle ansizin ayrilmak ölümüm olur, ne ben seni unutmayi düsünürüm,nede sen benim katilim ol.sana rahatsizlik verdigimi;düsünuyorsan eger,hic düsünme vede üzülme, vur kalbimden öldür beni.ne sana asilmak amacim, nede rahatsizlik vermek,ben kalbimin suclusuyum,sucumsa seni sevmekbirde bu asik olma isini hic sevmedim ;ne laftan aliyor,ne beni anliyorkalbim benim diilki söz de geçmiyor,nasil yaparim bilmiyorum ama,var sen soyle kalbime, vazgecsin sendennasil gececekseyada sen nasil söyleyeceksen ???
Kalbinde Olmak İsterdim.Ben sende bir can olmak isterdim Ya da senden bir parça Mesala dudaklarında olmak isterdim "Ben sana mecburum" diyen "attila ilhan" şiiri gibi Ya da "adı bende saklı" bir "sezen" şarkısı gibi... Ben senin gözlerinde olmak isterdim Bakışlarında kendimi bulmak Baktığın her yerde olmak isterdim Ve elbette gözlerinde yıldızları seyretmek... Ben senin saçlarında olmak isterdim Her teline ayrı ayrı dokunmak Rüzgar gibi okşamak arada bir Saçlarında serinlemek isterdim Ben senin kulaklarında bir ses olmak isterdim Aşka davet eder gibi Ve haykırmak binlerce kez Anlatamadığım sevgimi... En güzeli Ben senin kalbinde olmak isterdim Orada, aynı duygular içinde Oada yaşamak ömür boyu Ve bir gün öleceksem Yine orda ölmek isterdim! Peki ya sen?

22 Ağustos 2007 Çarşamba

Ey sevgili,Özledik seni bu garip, biçare gönlümüzde,Yüreğimiz gül kokunu arayıp yanmakta,Ayrılıkların en acı vuranı seni aramakta.Güller bile senin kokun yok diye solmakta,Gözler bir kez seni görmek için ağlamakta,Saatler sana bir an önce ulaşmak için,Yalnız ve yalnızca senin için her an atıp durmakta,Günler sensiz, isteksiz akşama varmakta,Güneş senin için ve ay senin için en tepeye çıkmakta,Aydınlıklar sen yoksun diye kararmakta,Bülbüller sen gittin diye suskun,Bulutlar sen yoksun diye karamsar,Çöller senin elinden su beklemekte,Bizimse hepimizin gözleri kör olmuşçasına,Mühürlenmiş gerçekleri görmemekteBoşuna geçen bir ömrümüz var ki,O ömür bile senin gibi yaşamak istemekteAma biz o kadar kendimizle meşgulüz ki,Seni konuşan dudaklarımız artık susmakta,Seni bilen kalbimiz başka şeylerle dolmakta,Ve senin için akan çağlayanlar,Şimdi durgun sularda akmakta…
BİRGÜN BİR SABAH OLACAKKİ;
YATAĞINDAN KALKIP AYNAYA BAKTIĞINA,
YÜZÜNDEKİ ÇİZGİLERİN ÇİRKİNLİĞİNİ FARKEDECEKSİN!
ÜZÜLECEKSİN!GEÇ KALMIŞLIĞINA..
BİRGÜN BİR SABAH OLACAKKİ;
KENDİNİ FARKLI BİR YANLIZLIKTA HİSSEDECEKSİN!
NEDEN DİYE DÜŞÜNDÜĞÜNDE ETRAFINDAKİ İNSANLARIN,SENİ NEKADARDA SAHTE SÖZ VE SEVGİLERLE KANDIRDIĞINI FARKEDECEKSİN!
ÜZÜLECEKSİN!ALDANMIŞLIĞINA...
BİRGÜN BİR SABAH OLACAKKİ;
CANIN SIKILIP ŞÖYLE BİR GEÇMİŞİNE BAKACAKSIN.
NE KADARDA KENDİN KALAMADIĞINI,
HAYATIN SENİ BİLE NEKADAR SAHTELEŞTİRİP,ANLAMSIZLAŞTIRDIĞINI FARKEDECEKSİN!
ÜZÜLECEKSİN!BAŞARISIZLIĞINA...
BİRGÜN BİR SABAH OLACAKKİ;
AKLINA HAYATINA ALDIĞIN İNSANLAR GELECEK BİR BİR!
BU İNSANLARIN NEKADAR DA SENDEN OLMADIĞINI,SENİN OLMADIĞINI
FARKEDECEKSİN!
ÜZÜLECEKSİN!YANILMIŞLIĞINA...
BİRGÜN BİR SABAH OLACAKKİ;
O SABAH BENİM SABAHIM OLACAK!
SENİN GEÇ KALMIŞLIKLARINI,ALDANMIŞLIKLARINI,BAŞARISIZLIKLARINI,YANILMIŞLIKLARINI FARKETTİĞİN..
SENİN İÇİNDEKİ SENİ BULUO ORTAYA ÇIKARDIĞIN..
ÇÜNKÜ O SABAHTA BENİ FARKEDECEKSİN...
AMA ÜZÜLECEKSİN!
Gidiyorum...
raktım artık peşini,
Yoruldum sana olan duygularımdan
Bana ne artık,
Senin en güzel oluşundan
Gözlerinin karasından
Boyunun fidanlığından
Bana ne...,
Tükettim ömrümü yolunda
Gündüzler akşam olduğunda
Geceler sabaha ulaştığında
Bekledim seni..
Hep verdim,çektim nazını
Bir bakışmı gördüm varlığından
Sakladım,büyüttüm yüreğimde sevgini
Ayaklarının altına serdim
Ne gördüm ki sonunda
Bildinmi sanki değerimi..
Gidiyorum işte..,
Seni kendinlerakarak
Belki bulursun,başka kalpler
Çalacak..
Benim gibi olurmu bilemem,
Varmı sende o yürek
Seni ne çok sevdiğimi anlayacak...!

21 Ağustos 2007 Salı



Hayatın tadı Sevgi Kalplerden doğan fırtınaların adı Dağları aşan,yılmayan inatçılığın adı Ve kavuşmak için Usanmadan direnmeyi öğrenme Hayatın tadı Özgürlük Kanatlarını açabilmek maviliklere Düşüncelerini yasaksızca koyabilmek masaya Kabüllenebilmek hoşgörüyü Hayatın tadı Eşitlik Mahrum kalmamak hiçbir şeyden Paylaşabilmek ulaşamadıklarımızı Güneş gibi olabilmek herkes için ayrımsızca

bir rüyasın sen;uyanmak istemediğim,hiç bitmesin dediğim.bana geceleri sevdiren;tatlı bir rüyasın sen...hayalsin sen;hep yanımda kalsın dediğm,yalnız günlerimi geçirdiğim.bana mutluluğu gösteren;en güzel hayalimsin sen...bir şiirsin sen;mısralarına doyamadığım,okudukça ağladığım.bana yaşamayı sevdiren;kısa bir şiirsin sen...bir dileksin benim için;her gece yıldız kaydığında dilediğim,ne olur gerçekleşsin dediğim;tek dileğimsin sen benim...aşksın sen;doya doya yaşamak istediğim,yanımdan gitmesin dediğim,bana sevmeyi öğreten;aşkımsın sen...hayatsın sen; seninle başladıysa seninle bitsin dediğimsensizlikse eğer bedeli,ölümü seçtiğim.her anının tadına bakmak istediğim;HAYATIMSIN SEN BENİM....
İçimde bir şeylerin çıkaçagını hissediyorum Atomlarım ayrılmak istiyor Çok sıkıyor bu hayat Birden bire yok olmak Aynı başangıçlar artık, hayallerin kaybolduğu Kaybolup gitmek, bilinmeyen bilinmezliklere Hayat-ım yok olmuş bir Hayal Alem-in'de Yaşanyan bir aşık gibi çarasiz Aşkların sahteliği sevdalıların ümitsizliği gibi Dün gece kıyamet kopuyordu Çaresiz bir şekilde kaçıyor Ne yapacağını bilmiyor Kaybolmuştu, bilinmeyen bilinmezliklerde Yapayalnız zindan karanlıklarda yürüyor Kendini arayan bir aşık-ruh gibi Ama gerçek aşkı bulamayan Yaşayan bir aşık gibi çaresiz
Dönmekse adı döndüm…
Seni hala benim sanarak döndüm,
Bittiği yerden başlar belki diye döndüm
Sadece seni sevdiğim
Sadece seni sevmek istediğim için döndüm.
Öyle çok özledim ki…
Sen olmadığında yanımda,
Hayal edip öptüm seni
Senden uzakta bir şehirdeydim ama,
Sende kaldım ben aslında.
Ben aşkı yalnız sana yakıştığı için sevdim…
Ne zaman seni düşünsem,gözlerin gelirdi aklıma
Ne vakit seni istesem,yanımda olmazdın
Düşünürdüm nerde,kiminle,hangi kollarda…
Nasıl sevdim seni bir bilsen,
Gözüm daldı, sadece seni hatırladım.
Canım acıdı,yüreğim senin için çarptı
Güneş doğarken ve yine batarken
Hayat geçerken ben hep seninleydim
Biliyorum sana acılar bıraktım,
Yoruldum,sığındım gidişlere
Gitmek kolay,dönmekse zordu
Gittim ama,derinden sevdim yıllarca,
Sen ne yaşadın bilmiyorum bensiz yıllarda…
Bu mu aşk,
Bu mu sevda dedikleri
Beni de al sen nerdeysen
Nefes almak bile acı sensizken,
Yalnızlıkla başa çıkabilirim…
Sensizlik canımı acıtan.
Sitemin,gidişime değil
Yalnız geçirdiğin yıllara belki,
Yüreğin kırgın bana
Yalnız bıraktım seni acılarla
Bağışlamak,bağışlanmaktan daha zor bilirim…
Vazgeçmiş gibisin beni sevmekten,
Belki unutamadığın acıların,
Belki geçmişteki yalnızlığın,
Belki korkuların,belki kırgınlığın,
Sebebim dünlerim,
İsteyipte dönemediğim günlerim…
Seni böyle yaşamak,
Eskiyi bilipte,şimdi yabancı gibi olmak
Sadece çok acı…
Üzgünüm böyle olsun istemezdim
Geçmişi özlüyorum
Bugün,dün gibi olabilir mi bilmiyorum
Korkuyorum,ya sen eski sen değilsen,
Ya ben eski ben olamazsam
Gün olur gidersen de;
Şunu unutma,
Yerin kalbimin en derinlerde…
Yanımda kal…
Sadece seni yaşadım
Sadece seni sevdim
Deniz gözlüm,
İlk aşkımsın
Son aşkım olupta kal
Seninleyim
Benimle kal…





Aşkım diye, sesini duyuncaSeviyorum, diye haykırmanın, yankılanışıDünya senden ibaretti, işte o anSenden, daha küçüktü dünyaBenim sevdiğim kadar, sevemezsin yine deBağlanamazsın, tutkuylaSevdiğin için sağol gülüm, sevdirdiğin için kendiniAşık ettiğin için, gözlerineBeni, ruhumu, değiştirdiğin için Hiçbir şey istemiyorum, dünyadaNe şöhret ne de paraSen ol yalnızca, yanımdaSevdiğini haykırdın az önceBen de seviyorum deliler gibi, çılgıncaRuhum gökyüzünde, masmavi dalgalardaVar mısın? Benimle bir ömür, hayatı paylaşmaya.

20 Ağustos 2007 Pazartesi















bir yudum sevgiyi çok gördün bana
bir tatlı tebessümünle vurulmuştum sana
bir bakışın bir gülüşün mutlu ediyordu beni
elimde değil sevdim bir kere seni
sen bana sevgini çok gördün
tatlı bir söz bile söylemedin
senin gözlerindeki mana bitiriyor beni
biliyorum sende seviyorsun ama
ne söylemeye nede sevgini göstermeye
cesaretin yok senin
oysaki ben sennin için neler yapardım
gökyüzünden yıldız koparırdım
saçlarına toka yapardım kulaklarına küpe
üşüdüm dersen güneş olurdum
terledim dersen yağmur
ayaklarının altına yol olurdum
baktığın her yerde beni görürdün
yeterki bir kereçik seni seviyorum desen
dünyalar benim olurdu bende senin
Yine gideceksin di miVakit gelecekGeç bile kaldım diyeceksinKuralını bozmayacak zaman Yine sabırsızlanacakBenimle olduğundanSaniye gibi olacak dakikalarSaatler dakikaYine görüşürüz diyeceksinSınırsız bir zaman koyup önümeHer defasında biraz daha fazlaÖzlemek sıkıştıracaksın avucumaHoşça kal diyeceksinYorgun düşecek zaman sen gidinceSaniyeler dakikaDakikalar saat olacakSonra sızlayan bir kederBeni esir alacakİki gün vardır takviminde aşkınBiri vuslat biri özlemekÖzlemek bir gündürVuslata dek sürerVe yaşadığımız takvimde Kaç güne tekabül ederOysa vuslat bir andırVe özlemeye değer...

Aldığım nefes, seninle anlam taşıyor. İçtiğim suda sen varsın. Bana hayat veren. Dalında çiçek. Çiçeğe konmuş kelebek. Yirmi dört saatte, bir ömür yaşayan. Aradığım ayrıcalıktır. Diğerlerinden seni ayıran. Güneşimsin ruhumu, aydınlatan. Bakışlarınla bulutsun, gölgende biraz esinti, biraz heyecan taşıyan. Ve hayatsın sen. Damarlarımda, Beni yaşatan. Vadedilmiş toprakların Buğdayısın. Başakların altın sarısı. Bunların hepsini, yüreğinde yaşatıyorsan. Sensin o. Hayalimdeki, Erişilmez kadın. İki heceliydi, Unutulmaz adın.

Seni umuyordum
Umutlarımı gözyaşlarıma verdim
Kimse dokunmuyordu bulutlara koşarken
Yağmuru bekliyordum seni beklediğim gibi
Oysa çaresizliğime ağlıyordu gökyüzü
Şimdi ne gözyaşım ne çarem var
Ne de sen varsın
Bırak ağlayamadıklarım bana ağlasın...

17 Ağustos 2007 Cuma


Ayrılık acısı zordur taşıyamam Bu yük beni aşar kaldıramam Sensiz bir gün değil bir an yaşayamam Gideceksen beynime bir kurşun sıkta git. Sensiz yaşamak ölmekten beter Verdiğin bu acı,ayrılık yeter Seninle Dünya herşeye değer Sensiz olmaktansa bence ölmek daha güzel.



sevgiyi kazanmak suya yazı yazmak gibidir kaybetmek ise gece yarısı güneşin doğuşunu beklemektir

Rüzgarlar esiyor bir köz üstüne, Beyaz sayfalar bir bir tutuşur. Bir hasret şiiri yağmur üstüne, Dudağımdan dökülür, küller uçuşur. Bir umut mumu yanar benim odamda, Titreyip yüzümde bir veda çizer. Odamın kararan duvarlarında, Bir karanlık simâ bağını çözer. Bir cefa sızıyor yorgun bakışlarımdan Yeni bir umuda çırpınmaktayım. Sen gittin gideli ben, o zamandan; İçli içli yanıp ağlamaktayım. Bir gün ansızın gelirsin diye, Sevinip sevinip hazırlanırım. Yüz aydınlığına bir buket diye, Son tebessümü sana saklarım...