4 Ağustos 2007 Cumartesi

Yokluğun


Yokluğun O Kadar Acı O Kadar Kötü Ki Bu Gece Gözlerimdeki Seni Gördüm Uyandım İnanamadım. Yine Hayalindi Gelip Beni Bulan Arkasından İki Damla Daha Gözyaşı Döktüm Hıçkırıklara Boğuldum Dayanamadım Gözlerimdeki Sendin Sadece Yokluğun O Kadar Acı O Kadar Kötü Ki Dayanamıyorum Kıyacağım Bu Cana Diyorum Alıyorum Silahımı Elime Kapatıyorum Gözlerimi Her Şey Buraya Kadar Diyorum Son Bir Nefes Alıyorum Yine Sen Geliyorsun Gözümün Önüne Gitmiyor Elim Tetiğe Basamıyorum Gözlerimdeki Sendin Sadece Köşeye Sıkışmış Bir Fare Gibi Oynuyorsun Benimle Ağır Geliyor Her Şey Kaldıramıyorum Dünya Sanki Üstüme Geliyor Katlanamıyorum İçkiye Veriyorum Kendimi Delicesine Bir O Sokak Da Bir Bu Sokak Da Elim Ayağım Tutmaz Oluyor Şişeyi Kaldıramıyorum İyice Sarhoş Oluyorum Yürüyecek Derman Bulamıyorum Bir Sokak Lambası Altında Çöküyorum Bir Sigara Yakıyorum Derin Bir Nefes Çekiyorum Seni İçimde Hissediyorum Gözlerimi Kapatıyorum Gözlerimdeki Sendin Sadece Yetmez Mi Bana Yaptıkların Canımı Aldın Dünyamı Yıktın Daha Ne İstiyorsun Çaresizce Seni Bekliyorum Dermanım Ol Yârim Tut Elimden Kaldır Artık Tekrardan Yürümek Koşmak İstiyorum Gözlerimin Parlaklığını Ayna Hissetmek İstiyorum Çok Şey Mi İstiyorum Senden Yalvarıyorum Sana

KEŞKE GİTMESEYDİN YARİM YAGMUR YÜREKLİM


KEŞKE GİTMESEYDİN YARİM YAGMUR YÜREKLİM




sensizken alışırım,alışmaya çalışırım yokluğuna... Her sabah hüzüne karşı bir umut var içimde Sensizliğin hüznünü,yeni bir günün seni getirmesi umuduyla bastırıyorum Her doğan gün yeni bir umut,yeni bir arayış benim için Belki sana kavuşacağım ama birgün daha yaklaşıyorum,bugün değilse yarın... Kimbilir belki de yalnızca kendimi avutuyorum Gittiğinden beri hep yalnızlık şiirlerine takılır gözüm. Bir başıma değilim,sensizlikten yalnızım Terk edilip gitmek en çok nasıl koyar insana bir ben bilirim. Gitmelerin,gidenlerin arkalarında bıraktığı çaresizlikleri,en koyu özlemleri.. Senin gidişinde ateş gibi çöktü yüreğime Hiçbir yağmur yetmedi senin özlemlerini gidermeye Ben her sabah beni sna götürecek yollarda yürüdüm Senin duyacağın şarkıları söyledim yalnızca Ve gelmeyişinin her akşamında aslında doğduğu hiç anlamadığım güneşle beraber bende battım birkez daha... Geceleri hep uyudum,uyudum; Gün boyu hasretini rüyalarımda biraz olsun giderebilmek için, Herşeye iyi gelen,yaraları iyileştiren zaman hiç bu kadar acımamıştı yüreğimi. Binbir umutla sarıldığım sabahlarlar artık hiç doğmaz oldu Benim günüm de gecem de karanlık şimdi Ne ay uğruyor gecelerime,ne sna benzettiğim yıldızlar parlıyor Elimde kaldı umutlarım... Sensizlik öyle kötü bir yara oldu ki artık,içimde öyle bir yara açtın ki,birgün olurda geri dönersen kendi yaptığın boşluğa sende yetmeyeceksin.. Orası hep paramparça kalacak. Büsbütün cam kırıklarıyla kaplı kalbim. Ne zman seni düşünsem,sen, hatırlatacak en ufak bir görsem o kırıklarka dolu yerim batmaya başlıyor yüreğime. Artık sabahları yalnızca hüzünle uyanıyorum Hiçbir şey beklemiyorum günden,seni bile.. Varlığınla sensizliği yaşamaktansa içimdeki boşluklarla kırklarla,boş umutlarımla

kaderde senden ayrı düşmekte varmış doğrusu bunu hiç düsünmemiştim seni tanımadan hele seni böyle deli divane sevmeden önce yalnızlık güzeldir diyordum al başını kaç bu şehirden ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara rüzgarın iyot kokularının karıştığı denizlere git git gidebildiğin yere diyordum oysaki senden kaçılmazmış bilmiyordum! yine de dayanmaya çalışıyorum işte bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen gezen bulutlara sesleniyorum ellerin diye rüzgar güzel bir koku getirmişse saçlarını okşayıp getirmiştir diye avunuyorum yaşamak seninle bir başka zamanı bir başka zamanda seni yaşamak herşeyden önce sen elbette sen mutlaka sen ister uzakta ol, ister yanıbaşımda dur sen ol yeterki bu zaman icinde ben olmasamda olur seni bir yumağa sarıyorum yıllardır bitmiyorsun çaresizliğim gün gibi aşikar su olup çesmelerde akan güzelliğin inceliğin ışık ışık yüzüme vuran sen güneş kadar sıcak tabiat kadar gerçek sen bahcelerde cicek actiran sudan havadan günesten yüce varlık sen o tek sevgi içimde sen görebildiğim o tek aydınlık bir nefeste benim için al havasızlıktan öldürme beni bulutlara yildizlara benim için bak susadım diyorsam bir yudum su işmelisin ben yorulduysam sen oturmalısın ellerim sevilmek istiyor saçlarım okşanmak dudaklarım öpülmek istiyor anlamalısın ağaçların yeşilliği kalmadı, gökyüzünün mavisi yok kim bu çaresiz adam, bu kıpkırmızı gözler kimin kaç gecedir uykusu yok gündüzü yok, gecesi yok, yok, yok anladım sensiz yaşamanın dünyada imkani yok beni bunca saracak ne vardı kanıma girecek gözbebeklerime oturacak bir senfoni gibi kulaklarımdan eksilmeyecek ne vardı hiç karşıma çıkmasaydın bu kör olası gözler görmeseydi seni ne vardı güzelliğini hiç bilmeseydim bir dua gibi bellemeseydim adını ne vardı bütün gece gözlerimi tavana dikerek seni düşünmeseydim..

2 Ağustos 2007 Perşembe

korkuyorum seni sevmekten


Kaçmaya çalıştığın gerçek, Birgün karşına çıkacak. Ve işte o gün Kaçacak yerin olmayacak. Ben senin varlığını seviyorum, Yokluğunu seviyorum Sana ulaşamadığım dakikalarda. Seni duymayı Seni özlemeyi Hiç görmesem bile seninle olmayı seviyorum. Hiç korkmuyorum seni sevmekten. Senin gülüşünü seviyorum. Her bana bakışında Gözlerinede okuduğum o duyguyu Gözlerindeki gözlerimi seviyorum. Gönlünü seviyorum Özünü seviyorum senin Dudaklarındaki sözlerimi seviyorum Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben sendeki o sıcaklığı Sana olan uzaklığı seviyorum. Yanaklarından akan göz yaşlarını En çok, dağınık olduğunda saçlarını Beni arayan ellerini seviyorum. Yalnızlığımı seviyorum sebebi sensen Ayrılığını seviyorum, En çok yalnız kaldığımda Beni bulan gönlünü seviyorum. Ben en çok senin bana olan Sevgini seviyorum. İçimden haykırmak geliyor. Dünyaya sığdıramadığım seni Kalbime sığdırmak geliyor. Ağlamak geliyor seni görmezsem Özlemek geçiyor içimden seni Sevmek geçiyor. İçimden sana doğru giden Bin bir türlü yol geçiyor. İçimden sen mutlu olacaksan Ölmek bile geçiyor gülüm. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben yalnızca seni seviyorum, Ne o muhteşem güzelliğin Ne kalbimdeki özelliğin Ne de sevdiğim için değil, Seni yalnızca sen olduğun için, Ruhun için Kalbin için Aklın ve sevgin için seviyorum seni. Ben seni en çok kendim için seviyorum Belki de ilk defa bencil oluşumu Sana borçlu olduğum için. Seni her şey için seviyorum. Ve sahip olmadığım Hiçbir şey için. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Her dakika seninle olmayı seviyorum. Gözlerimi her açtığımda Aklıma gelişini seviyorum. Her gece uyumadan önce Seni sevdiğim aklıma gelince Sensiz uyumayı bile seviyorum Uyumadan önce seni düşününce. Ben seni en çok Umutsuzluğumda beni bulduğun için seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben seni bu şehirde olduğun için değil Benimle aynı toprağa ayak bastığın için Benimle aynı gökyüzünü paylaştığın için seviyorum. Geceleri benim yüzüme vuran ay ışığı Senin de gözlerine vurduğu için seviyorum. Benim kemiklerimi ısıtan yaz güneşi Sana da sıcaklık veriyor diye seviyorum seni. Beş bin yaşındaki bu dünyada Benimle aynı zamanı paylaştığın için seviyorum. Ben seni benimle yaşadığın için Benden hiç gitmediğin için seviyorum Beni hiç terketmediğin için. Ellerini seviyorum tanrıya açıldığında Kalbini seviyorum kapıları açıldığında Ve gözlerini seviyorum Her karşımda kapanıp açıldığında. Bana baktığında İçimde yakaladığın coşkumu seviyorum, Her bana baktığında Seni sevdiğimi hatırlamayı seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Her kibrit çaktığımda Alevin içinde seni görmeyi seviyorum. Her sigara yaktığımda Dumanın şeklinde seni görmeyi seviyorum. Her bana baktığında O kadar çok seviyorum ki seni sevmeyi Yalnızca sen olduğun için hayatımda Kendimi bile seviyorum Sen olunca aklımda. Kalbimi seviyorum seni seviyor diye Gözlerimi seviyorum seni görüyor diye. Ruhumu seviyorum, seni ruhuna Bu kadar yakın diye. Varlığımı seviyorum, Sırf sana borçlu olduğum için Mutluğumu seviyorum. Gülümsememi seviyorum seni düşününce Ayakta kalışımı seviyorum sebebi sen olunca Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben sana olan sevgimi yazan Kalemimi seviyorum. Senin adını yazdığım kağıdı seviyorum. Sana olan sevgime benzettiğim Her sevgiyi seviyorum. Bana seni hatırlatan herşeyi Sana giden yolları seviyorum. O kadar çok seviyorum ki seni Seni kaybetmek korkusunu bile, İçinde yalnızca, sen olduğun için Sana karşı duyduğum bir duygu olduğu için Korkumun sebebinde sen olduğun için seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten.


Murat Apaydın

Gözlerine Bakarken Gözlerine bakarken güneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma, bir buğday tarlasında, ekinlerin içinde kayboluyorum... Yeşil pırıltılarla uçsuz bucaksız bir uçurum, durup dinlenmeden değişen ebedi madde gibi gözlerin: sırrını her gün bir parça veren fakat hiç bir zaman büsbütün teslim olmayacak olan...




Nazım Hikmet Ran

BİR GÜN ANLARSIN Uykuların kaçar geceleri Bir türlü sabah olmayı bilmez Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında Ne çarşaf halden anlar, ne yastık Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın Onun unutamadığın hayali Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine Sevmek ne imiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için Vurursun başını soğuk taş duvarlara Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın Duyarsın Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın Sevmek ne imiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin Niçin yaratıldığını Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın Dolar gözlerin için burkulur Sevmek ne imiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların Sevilen gözlerin erişilmezliğini O hiç beklenmeyen saat geldi mi Düşer saçların önüne ama bembeyaz Uzanır gökyüzüne ellerin Ama çaresiz Ama yorgun Ama bitkin Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı Sevmek ne imiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın hayal kurmayı Beklemeyi Ümit etmeyi Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi Lanet edersin yaşadığına Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın................


ÜMİT YAŞAR

Veda eder ağaçlar yapraklarına bu mevsim. Sevdalar inadına daha koyulur. Ve doğanın hırkası sarıdır artık. Renklerin armonisi yaşanır ardı sıra. Yeşil kırmızıya, kırmızı sarıya bırakır yerini gün be gün. Hazin bir yitişin ilk çağrısı mıdır sonbahar yoksa, yeniden oluşum kozası mı? Ölü toprağı serpilmiş şehirlerin yalnızlığında uyanılır gecelerin sabahına. Kelebek bakışlarında hayal edilir okyanuslar... Bir bir yüzüne kapanmıştır kapılar kalabalığın. Kordon Boyundaki bank dost arar dertleşecek. Deniz üstü sohbetler özlenir olmuştur. Çilingir sofrasının kahkahaları yankılanır balıkçı iskelesinde. Ağaçlar yavaşça bırakır yaprağını yere, asi çiçekler bekleşir toprağın eşiğinde. Sayfa arasındaki gül yaprağıncadır hülyalar. Maviye, yeşile mersiyeler yazılır çatlamış dudaklarca. Ellerinde topaçları yaz çocukları, kaçışır her biri bir köşeye. Camdaki buğuya çizilince sıkıntıların resmi, son sıcağı da çekilince bedenden yazın, eylül kuşlarına yüklendiyse menevişler artık hazana akmaktadır zaman. Güneş, Kaf Dağının ardındadır umarsız. Ve bir seyyahın zulasında bir dahaki dönüşe götürülür umutlar. Beklemekse eğer yazgımız, hazanın sonunda elbet bahar olacak.



Arif ÂGÂH

1 Ağustos 2007 Çarşamba

sen sorumlusun


Üşüyorum, Sensiz daha karanlık burda geceler, korkuyorum. Yıldızlar soluk gecelerde, bense yine aynı dertte, sende... Her an seni düşünmek ne kadar zor Başım,vucudum, heryerim ağrıyor, yorgunum Seni düşünmekten, özlemekten, beklemekten Sana ait ne varsa yıkıp gittiğin ve sana dair ne varsa beslediğim Hepsi birer nöbetçi kapımda Senden kurtuluş yok bana Onlar mı bırakmıyolar yoksa ben mi gitmek istemiyorum? bilmiyorum... Bilmek neye yararki bunca vakitten sonra Seni kaybettim!!! Kayıp gittin avuçlarımın arasından Yerin doldurulmaz, acın unutulmaz Bu yaralar nasıl iyileşir, orası mechul, birde canımı nasıl yakıyor bu yaralar bir bilsen.. Ama yınede umudum var vuslata dair Nedensiz olsada, kendimi kandırıyor olsamda, var Belki o da üzgündür diyorum, onunda yaraları kanıyordur Ya seviyorsa diyorum, ya seviyorsa? Geçmi kaldık herşey için, bitti mi hikayemiz? Cevap yok... Ama yinede şunu bilmelisin; Bana gözyaşı borçlusun, Göz yaşlarımdan


Sen Sorumlusun

gözlerinin derinliklerinde kendimi bulmusum

meger kalbim sevgine ne kadar ac

ben yoksulmusum...

ellerinin sicakliginda askimi bulmusum

meger tenim ellerinin sicakligina nekadar hasret

ben yoksunmusum...

askinla sarhosmusum

sevdanla berdus

gecelerim kabusmus

yalnizlik suspus ve ben askina susuz...

anladım ki...


ANLADIM Kİ... Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, Kendimi bulduğumda anladım. Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, Kendi yolumu çizdiğimde anladım. Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil, Bildiklerini bana neden anlatmadığını anladım. Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım. Sevmek ile sevilmenin yolu önce kendini sevmekten geçermiş, Neden kendine aşık olduğunu anladım. Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, Neden hiç ağlamadığını anladım. Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım. Ve sevilenle ağlayamıyor, kaçıyorsan ondan, çaresizliktenmiş, Senin acın için odamda tek başıma hıçkırıklarla ağladığımda anladım. Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek çok sevdiği acıtabilirmiş, Çok acıttığında anladım. Fakat, hakedermiş sevilen onun için dökülen her bir damla gözyaşını, Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım. Ìyi niyet tokmakmış sevilenin başına bazen, Başımda şişlikler oluşunca anladım. Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, Yüreğini elime koyduğunda anladım. Tek başına ayakta durabilecek kadar güçlüysen, yanında tutanlar varmış, Neden hiç yalnız kalmadığını anladım. Ve "Sana ihtiyacım var, gel" diyebilmekmiş güçlü olmak, Sana "git" dediğimde anladım. Biri sana "git" dediğinde, "kalmak istiyorum" diyebilmekmiş sevmek, Git dediklerinde gittiğimde anladım. Dostun seni bir kez terkedermiş, bin kez değil, Aslında hep yanımda olduğunu anladım. Ve bir kez terketti mi seni, affetmek çok zormuş, Bende affedemediğin şeyin ne olduğunu anladım. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım. Özür dilemek değil, "affet beni" diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım. "Affedemem, çok geç" demek gururdan başka bir şey değilmiş, hala sevgi varsa içinde eğer, Tutsak kalbimin kapılarını kırıp, içine baktığımda anladım. Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş, sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım. Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi, Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım. Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş... Can YÜCEL

Gözyaşının Yağmura KarışmasıydıVe akmasıydı yağan yağmurla beraberHüzünlü bir akşamın sonrasına rastlıyorduAkşamın bitişi hüznün başlangıcıydıYeni günün merakından çok korkusuyduYaşadıklarının pişmanlığı miydi yaşamadıklarının bilinmezliği miBilmiyorduYağmur yağıyorduhüznün temizlenmesi miydi üzüntünün gizlenmesi miBilinmiyorduMerak ediyorduNedenini; yeni miydi, eski miUfak bir şey miydi, birikmişler miÖğrenmek istiyorduNe kadar süreceğini; sağanak miydi, kırkikindi miİzi kalacak miydi, geçecek miDüşünüyorduNefret etmek istiyordu; o muydu kendi miGelecek miydi, dönmeyecek miSeviyorduÖzlemle sarılıyordu, öpüyordu, bırakmıyorduHenüz gelmemişti,Hayaldi...Gözyaşının yağmura karismasiydiVe akmasıydı yağan yağmurla beraber...

Ne Desemki


Bir baska göründün bana

baglanmamak elimde degil artik

Su gönlü sunmak istediysemde sana

gönlümde bende caresiz kaldik

Anlatmaya yetermi bu misralar

o vurgunun büyüklügünü

bilmem kurmaya yetermi hayaller

sevgimin sana olan gücünü.

Lütfen cok basit görme bunu

mümkünmü tatli gözlerine vurulmamak

gülmeyin, sakin gülmeyin bana

kolaymi ask rüzgarinda savrulmak

Simdi umudumda caremde elinde

bir kas catman yeterli.

ne gönül, ne kalp dayanir buna

Daha ne desemki sana, anlasana

Dalga ile kıyının aşkını bilir misin?

Öncesinden başlayıp, sonsuza giden dalga,

Hep aşka kavuşma özlemiyle atılır kıyıya.

Dalga seven, kıyı sevilendir.

Dokunur parmaklarının ucuyla sevdiğine dalga

Ve döner hep geriye

Bilir kavuşamayacağını ama hep koşar kıyıya

Her bir dokunuşunda aşkına verir bedenini hesapsızca

İşte, ben de seni böyle severim

Bilir misin dağ başında açan uçurum çiçeklerini?

Bilirler görünmeyeceklerini...

Sevilmeyeceklerini...

Koklanmayacaklarını...

Okşanmayacaklarını...

Ama inatla açarlar aşkla, sevgiyle, özlemle.

Hep beklerler gelmeyecek sevgilinin onu kucaklamasını İ

şte, ben de seni böyle beklerim

Ağaç ile meyvesinin aşkını bilir misin?

Meyvesini vermelidir ağaç yeniden doğmak için

Öyle zorludur ki ayrılmaları

Verir meyvesini ağaç

Meyve tohum olur, tohum kök olur

Ve yeniden doğar ağaç kendi meyvesinden

İşte ben de böyle sevdim

YOK OLMAYI GÖZE ALDIM

TEKRAR SENDE DOĞMAK İÇİN...

Anlamadığım tek şey var
Seviyoruz eeeee sevmekte istiyoruz
Neden peki mutsuzuz o zaman?
Hiç sormadık değil mi bu soruyu kendimize
Suçun bizde olabileceğinden korktuk hep
Çektik kendimizi geri
Sevmek fedakarlık değil midir?
Sevmek bazen de acı çekmek değil midir?
Sorun ne peki
Seni seven biri var,sana saygı da duyuyor
Daha ne istiyoruz
Ama işin zorluğu arkada hep değil mi
Zaten asıl olan geride
Başara bilmek işte sorun bu zaten
Zorluğu başara bilirsen sen zaten aşmışsın demek
Korkularını,yenilgilerini...
Zafere ulaşmak belki çok yakında ama
Bakarken görmüyoruz biz
Belki de bakmak korkutuyor
Nice aşklar unutulup üstüne bir çizgi çekilmedi mi
Kapanmaz denilen yaralar kapanmadı mı
Amansız gidişler unutulmadı mı
İmkansız denilenler bir anda düzelmedi mi
Giden sevgililer dönmedi mi bir daha geriye
Olmazına baş koyduğumuz meseleler
Bir anda hallolmadı mı
Sorular sorular ve sorular
Nedenini ne sizce mutsuzluğumuzun?
Sorun bizden mi yardan mı?
Yada yar aramak mı?
Yok göz rengi şu olsun,yok saç rengi şu olsun
Boyu bu kadar olsun,suyu şu kadar olsun
Ne bunlar ya
İnsan olsun insan
Seni anlasın,sana doysun,gözü aramasın başka şey
Seninle mutlu seninle ağlar olsun
Zor günlerinde yanında olsun
Yeter mi diyeceksiniz
İnanın öyle yetiyor ki
Azıcık aşım belasız başım bile dersiniz
Sevin gerçekten sevin
Hiçbir şey kaybetmezsiniz
Hayat yolunda birazcık olsun
Tecrübelenirsiniz fena mı?
Böylece tecrübelerinizle hareket edip
Yanlışlara yaklaşmadan fark edip
Zarar görmeden çekersiniz kendinizi

aşk hala çekmecemde


Yine en başına döndüm hayatın.. sen girdikten sonra yaşantıma..
Cekmeceye sakladığım sevdaya dair tüm kelimeleri yeniden cıkardım..
Senin daha haberin yok bunlardan ama..
Ben umutlarımı yeniden kazandım...
Gerceklerle hayallerin karıştığı bir ortamda kaldım..
Tüm cicekler yeniden acmıstı.. Günes en güzel güne dogmustu sanki..
Cocuklar ellerinde sevdalar üzerime dogru kosuyorlardı..
Yüreklerindeki umutları bana taşıyorlardı..
Kader artık banada güler diye düsünüyordum hep..
Hic bir seyin ve hic kimsenin beni aglatmaya gücü yetmezdi artık..
Sensizlikle yaşamıştım bu zamana kadar..
Sensizlik bile beni yalnız bırakmıstı seninle birlikte olalım diye...
Ama sende sevdaya dair hala hic bir tavır yoktu..
Önceleri yeni gelmisliginin heyecanı diye düsündüm..
Zamanla korkuyo dönüyordu endiselerim..
Yoksa sorusu geldikce aklıma... kalbime bir korku saplanıyordu..
Göz yaslarım zorluyorlardı.. tıkılıp kaldıkları yerden cıkmak icin..
Sevdayla carpan yüregim.. bazen tekliyordu..
Neden diye sordugumda kendime.. Bir cevap bulamıyordum..
Bir baskasının yanında gördügüm zaman gelebildim ancak kendime..
Sen yine aynı sendin..
Aradan gecen yıllara ragmen degismemistin..
Yine beni terk edip gitmistin..
Bu sefer yıkılmamak icin söz versemde kendime..
Tutamadım sözümü gülüm..
Sevdaya dair tüm kelimeleri cekmeceye kaldırmaya karar verdim tekrar..
Cekmeceyi actığımda anlamıstım herseyi..
Orda hala sevdaya dair birseyler vardı..
Ben senin bana döndügünü sandığımda..
Yeniden umutlarıma kavustugumda..
Sevdaya dair hersey yüregime doldugunda bile..
Ask hala cekmecede kalmıstı...

Günleri geçirdim hasretinle
Özlemin her an vurgundu yüreğimde
Yine de
Yenilmedim gecelere
Ne zordu bilir misin hayaline sarılmak
Ne zordu gözyaşlarımı saklayamamak
Bir gün önce benimdin ya herşeyinle
Bir gün sonra hayal oldun gecelerimde
Yaşadım bir umutla aylar boyunca
Şimdi umut bitti
Ben bittim
Ve
Gecelere yenildim....

Çığlığım gecenin sessizliğini boğarken;
Yalnızlığımın son şiirini yazıyorum.
Biraz tutsak,
Biraz suskundur mısralarım.
Yine divaneyim bu gece
Her sokak başında nara atıyor yüreğim!
Ve yenik düşüyorum gecenin tılsımına
Sesin düşüyor soluksuzluğuma
Anlatamıyorum...
Yine dumanımla beraberim...
Bu korkak gecede...
Gökyüzü ürkek ve alabildiğine uzak...
Koşmak istiyorum yıldızlara..!
Haykırmak istiyorum sevdamı..!
Sesin düşüyor soluksuzluğuma...
Anlatamıyorum...
Şimdi en sersem halimle düşüyorum kavgaya...
Bir başıma ve tutkun...
Bir acayip oluyor bu geceler...
Masalsı bir rüya gibi...
Yüreğimde serseri bir sevda...
Kavgamı alıp gelmek istiyorum...
Sesin düşüyor soluksuzluğuma...
Anlatamıyorum...