10 Ağustos 2007 Cuma


Bir yanı karanlık ve soğuk ruhumun,Bir yanı alabildiğine aydınlık ve sıcak..Kimi zaman boş tarafı bardağın,Ama en çok dolu tarafından bakmak..Gidenlerin ardından ağlayıp,Kalanlara sevinip,mutlu olmak..Bazen istemezsin ya hiçbirşeyi,İçinden gelmez birşey yapmak..Bazen kaçıp gidesin gelir,Ama bir yer bulamazsın saklanacak..Uçurumun ucunda durursun da,Ha dÜşecek olursun,ha kurtulacak..İşte öyle arada kalıyorum bazen,Ya öleceğim sanki,ya yaşayacak..Derken elimden tutmuş gibi biri,Yakalayıverir umutlar yÜreğimi..Ve kolay gelir o zaman bana,Onca yorgunluğa rağmen gÜçlÜ olmak..Gel-gitlerle tÜkeniyor işte ömÜr,Böyle çelişkilerle geçiyor hayat..Bir elimde soğuk nefesi ölÜmÜn,Bir elimde tÜm gÜzelliğiyle yaşamak...

Sen Benden Hiç Gitmeyebilirmisin? belki şansdı.. belkide kader... sen başka yerlerdeydin... hayata küskün... insanlara küskün... ben yıkık dökük sevdalardan çıkmıştım... benliğimi kaybetmiş.. güvenimi kaybetmiş... ve yalnızlığımın üzerine geldin... yaşamadığımız aşkı.. mutluluğu... üç günde aşkı.. on günde on yılı yaşadık... benki yokluğunda bile seni yaşadım.. sen hep imkanlar aradın... ve kaybolduk... sonra yeniden bulduk... iki ayrı bedende tek yürek.. tek nefes olduk.. her güne benim olduğunu düşenerek başladım.. ben şanslıydım bikere.. sen vardın.. daha neydi.. senden hiç gitmeyeceğim... unutma... hep benimle ol.. benim kal.. sen istersen eğer... pes edersen... ayağa kalkamazsan git... gidersende birgün... ben bilmeyeyim gittiğini... ellerini... dudaklarını bende bırak ne olur...


Hüzünlerimin Sevince Dönüşlerinde Seviyorum Seni Çıkmaz Sokakların Çıkışında İmkansızlıklarda Nefes Alışımda,Kalp Atışımda Seviyorum Seni Yaşamak İçin Seviyorum Seni Güneşin Doğduğu Yerde Seviyorum Seni Gecenin Ayaz Karanlığının Çiğ Islaklığında Dünyanın Dönmesi Kadar Gerçek Seviyorum Seni Bu Evrende Varolmak İçin Seviyorum Seni Yedi Tepeli Şehr-i İstabul'dan Seviyorum Seni Boğazdaki Martıların Sessiz Çığlıklarında Kız Kulesinin İhtişamında Seviyorum seni Bu Şehirde Sensiz Seninle Yaşayarak Seviyorum Seni Umutlarımın Başladığı Yerde Seviyorum Seni İçimde Hergeçen Gün Yeşeren Sevda Tohumunda Hiç Ayrılmayacağımız Günlerin Hayalinde Seviyorum Seni Deli Sevdalardır Beni Yaşatan Ancak Ben Olurum Hırçın Dalgalarında Zincirler Eylemez Olur Beni Sendeyken Sadece Aşkının Denizidir Alevleri Söndüren Sana Adadım Beni Senle Yaşarım Her Deliliği Sensizken Kuru Çöl Kumları Gibi Kalırım Susuz Yazlar Misali

vbrep_register("224213")

Ne özlenen bir kokune de anımsanan bir ten zerafeti olmak istemezdim..çünkü sevmeyi de, sevilmeyi de dokunmayı da bilmeyen senkendi aynanda yansıttığın şeyinyine kendin olduğunun farkına varmakta gecikmeyeceksin..ya isteksiz bir hevesle uzanacaksın arzularına,ya da umutsuz inançlarınla,"kaybedeceğim" diye diye..hayat ışığımsın dediklerindekendilerini alçalttıklarının değilbeni yücelttiklerinin kanısıyla böbürlenirdim..oysa günler geceyegeceler günlere karıştıktan sonraışıklı bir yolda küçük bir fener olduğumu farkettim..bazen yalnızlığın zincirsiz esiri olduğuna inanırsın..bazen de kalabalıklarda yalnız hisseder,bazense yalnızlıklarında kalabalıklara aldanırsınsessizce, güvenle..saf, masum kanarsın gözlere,kelime oyunları yeterlidir..unutmak kaçış yolun,terketmek çaresizliğinse eğerumutla dopdolu dediğin yüreğin nerede kaldı?Hani..?umutların nerede..?Yoksa yine mi uçurdun onları elinden ..?gidişine kuşlar da ağlamayacak artıkyıldızlarsa hep aynı bilinen adreste bekleyeceklergöz kırpmak için bağlı - bağsız yüreklere...ama bil kitükenen umutların değil, sen olacaksınkabullenmek istemesende..Patikalarda hatırlayacaksın belki,belki dikenli yollarda inanacaksın günahına..belkide çıkmaz sokaklarda yenileceksin korkularına..gözlerin kan ağlayacak perişan, parçalanmış haline..benimse içim...ya senin, senin yüreğin kurumayacak mı?Yoğrulduğun teknede çürüyüp kalmayacak mısın?Bensiz bir hiç olduğunu bir kere daha kanıtlamayacak mısın?Ben küçük el feneriSense ışıklı caddelerin gece bekçisi..Şimdi söyle banaKaldırımlarına daha ne kadar güveneyim ...

biliyorum sen yine bardak sularında üşüyorsun aramızda kıvrılıp yatan uzaklığa inat ayaklarınla kasırgaların kasırgasını ellerinle yüreğinde yaktığın ateşi düşlüyosun sularımız sızıp karışıyor ay karanlıkta ve çırılçıplak bir ırmağa dönüşüyoruz yatagımızda apansız pencerende gülümsüyor güneş ne güzel bütün parmakların tıkır tıkır işliyor iştahla biliyorsun yaşamakatır aşk gece yada gündüzün sessiz geçişimidir bir uyku boyunda delice bir yangın parmaklarının buzulunbda ahh heryerimiz nasıl da şaşırıp kalmaya istekli karşılıksız sevebilmekse sevda gercek seven küle dönmüş her cagda

Esrarlı bir gece vakti Ya da yağmurlu bir akşamüstü Belki de güneşli bir öğle vakti Bakarsın bir gün dönümü Bir gün ama bir gün Burada olmadığım bir gün mutlu olabilirim, Huzuru bulabilirim, kaçabilirim, yok olabilirim, Uzaklaşabilirim buralardan Çaktırmadan, ayıltmadan; El âlemi, yâri, bekleyenimi üzebilirim O gün, kötü gün, kördüğüm Budur kendime sözüm, kendi özüm Gözüm kara, aslan gönlüm Çekip gitmeyi ister bir gün Haksız sayılmaz, hakkını çalmaz kimsenin Güzellik ettim, kötülük biçtim Seçmedim, ayırt etmedim Kimseyi, kimseden çok sevmedim Asla demedim, kimseye yok kinim Dürüstlüktür dinim İnsanlığa dair bunu bilirim, sebebim Yok ki bir sınırı bu kalbimin Yalandan gururlu, altın kumu, sevgi unu, Üzmesi kolay, çalması zorlu Yine kolay olanı seçti insanoğlu Doğası yılanları seçti, tepti iyi olanı kötülük biçti Tarih tekerrür etmeyi bildi Ve şimdi önünde iki seçenek Ya kalıp acı çekecek ya da bilecek Doğru seçeneği bulmayı Doğru seçenek bir gün çekip gitmek! Gözlerin göz kapağı hapishanesinin müebbet mahkûmu olana dek Bunlar sürecek üzme kendini Göreceksin değmeyecek Bir gün acılar dinecek, diyecek, bekleyeceksin beklide gelecek ama Mutluluğun geç kalabilme ihtimali mevcut ve de had safhada Kaçmak tek çare kendine et sen her neler edeceksen Ama bile, bile çek çile ya da çek git bir gün doğru bildiğin yere!!!

Gül Tanesi
Sen aldırma bana Gül tanesi Bir bakmışsın yağmur Olmuşum gözlerinde Bir de bakmışsın ki Sevinç olmuşum Yüreğinde Bazen rüzgarların Uğultusunda Şimşek çakışlarıyla Çıkarım karşına Yüreğimde yağız Sevdam Avuçlarımda güneş Bir bakmışsın çakmak Gözlerimde buğulu Bakışlar sitemimle Bir dağ gölü Sessizliğinde Suskunluğumdan Çağlayanlar misali Haykırışlara geçerim Birden Sen uyma bana Aldırma sakın Kar tanesi kıvamında Yağarım önce Tane tane Nerden bileceksin Dağ dağ çığ olacağımı sonra Yağmur yağmur yağıp Engel tanımaz bir Sele dönüşeceğimi Bilemiyeceğin gibi Ben sevgi engel Tanımaz diyorum Gül tanesi Hem gülün yaprağınadır Sevdam Hem dikenine Gülü seven Dikenine katlanır değil Dikenini de sevebilmektir Sevda Gül tanem

tomurcuklanırken çiçekler henüz el değmemiş tenimde güneşin sıcaklığını ilk kez hissetmiştim üşüyen çocukluğuma veda ederken ellerinde"
ayın yüzü aydınlatıyordu gecelerimi geleceğimizi düşlüyordum avuçlarımdaki çizgilerde kuşların göçü sol göğsümeydi unutmuştu eylül sararmayı baharlarım hep yeşil gökten erimeyen mutluluklar yağıyordu kışın şaşkınlığında ve ben nefreti tanımıyordum henüz seni sevdiğimde adımların tersine dönünce giderken yoksul sevgilere uzaklaşırken tenimden dokunuşların üşüyecektim elbet donarken düşlerim bir efsaneyi yazıyorduk seninle esen o rüzgara dek sayfa bir yerde kalem bir yerde savrulmuş kelimeler darmadağınık hikayemizde hiç bu kadar çözümsüz olmamıştım hiç bir dağınıklık bu denli yıldırmamıştı beni bu kadar içip bu kadar ayık kalmamıştım hiç çiseleyen yağmurlar ıslatmamıştı bu kadar bedenimi ve hiç bir yangın bu denli ermemişti göğe..

8 Ağustos 2007 Çarşamba


Hüzün yıldızları parlıyor bugün gökyüzünde, Bu gece yine için için yanıyorum, Oturmuş seni düşünüp ağlıyorum, Seni, gidişini, sevişini, herşeyini... Unutamıyor işte seni şu yaralı kalbim, Yaptıklarını hatırlayıp, pişman oluyor... Seni düşünüyorum bu gece, karanlık gökyüzünde... Simsiyah gökyüzünde parlayan yıldızları seyrediyorum, Onları sana benzetiyorum, Kararmış kalbimin bir kenarında yanan meşale misali... Dedim ya, seni düşünüyorum bu gece, Beni sevdiğini, bana nasıl baktığını, bana nasıl güldüğünü, Ellerimi nasıl tuttuğunu, ellerini nasıl tuttuğumu, Büyüyen bir ateş gibi sevgimizin nasıl çoğaldığını Ve birgün ansızın bırakıp gidişini... Son vedanı hatırlıyorum, gözlerime ağlarcasına baktığını, Gözlerini kalbime gömdüğünü hatırlıyorum, Bir daha çıkamasın diye... Çıkamadılar zaten kalbimden gözlerin, Ölüler dirilirler mi ki gömülenler çıksın, gitsin? Gittin son bir veda ile gözü yaşlı, Elimde kolyen, ardından dakikalarca baktım, ağlamaklı, Sıkıldım, üzüldüm, perişan oldum ama ağlamadım... Ağlayamadım, engel oldu gururum, engel oldu aşkım, Uzaklara gittin, belki birdaha asla geri dönmemecesine, Özledim seni deliler gibi, özlüyorum hala... Sen bir yerde ben bir yerde, yinede sönmedi sevgimiz, Aksine çoğaldı dağlar gibi oldu hasretimiz... Hep seni hayal eder, hep seni düşünürdüm, Sesini duyunca yaşar, duyamayınca ölürdüm, Aradın beni aylarca bir sevgi uğruna, Ne yazık ki, ihmal edildin bir hata uğruna, Kırıldın, ağladın, affettin ama hep sevdin, Beni sevdin gülüm beni, kalbi kırık bir vefasızı, Yine ihmal edildin yine unutuldun bir hiç uğruna, Yine kırıldın, yine ağladın, yine affettin... Bir daha unutuldun, sevdanla başbaşa bırakıldın, Yine kırıldın, yine ağladın ama bu sefer affetmedin... Sevdiğini en mutlu gününde öldürdün, Ve ardına bakmadan gittin... Beni benle başbaşa bıraktın, yıkıldım, üzüldüm, kırıldım... Senden ayrılınca kaldım çaresiz, sevgisiz ve birde sensiz, Hep sensizdim zaten ama şimdiki kadar asla değil... Parçalanmış bir kalbe sahip oldun mu sen hiç? Parça parça edilmiş, yıkık ve virane, Bir o kadarda vefasız... Önceleri üzüldüm, yıkıldım ama asla ağlamadım... Geldi geçti deyip senide gözlerin gibi kalbime gömdüm... Unuttum dedim, unutacağım dedim, Unutamıyorum dedim, UNUTMAM dedim... Önce gözlerin sonra sen çıktın kalbimden, Bir vicdan azabıdır başladı ölü yüreğimde, Hiçbir şey kalmadı, senden başka kalbimde, Hatıraların, gözlerin ve sözlerin... Şiirlerini getirdiler bana, Beni öldüren şiirlerini... Vefasız dediğini duydum, yıkıldım, Düşündüm seni gecelerce daima tek başıma, Şiirlerin öldürdü, hasretin yaktı yüreğimi, Kırıldım, üzüldüm, yıkıldım ve en sonunda ağladım... 3 kişi ağladık sana; ben, kalbim ve gözlerim... Sana yandım, seni sevdim, seni hatırladım heryerde... Belki birgün sesini duyarım umuduyla Telefon bekledim günlerce, Telefon gelmeyip sesine hasret kalınca Ağladım ağladım, Sana yaptıklarımı ancak o zaman anladım... Duydum ki kalbini vermemişsin kimseye, Olurda içinde görürler beni diye... Benim kalbimide istediler, ama vermedim kimseye, Olurda içinde seni görürler diye... Gökyüzü yıldızlar ile doluydu, ben hep seni düşünürken, Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyorlar diye, Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın, Hep göz kırpardın uzaktan, sessizce, Bense hep seni bekledim kırık kalbim, yaşlı gözlerimle... Bazen hayallere dalıyorum, seni düşünüp ağlıyorum, Seni ve sevgini arıyorum hep kalbimde... Düşmüyor adın hiç dilimden, Öleceğim gülüm bir gün ben, Senin sevginden, senin derdinden... Bir gün göreceğim yine belki seni, Seni, beni unutmuş, benim olmayan seni... İşte o an aşkımın gözyaşlarını hatırlayacağım, Ve yine bir köşeye oturup ağlayacağım... Yemin ettim senin üstüne sevmeyim başkasını diye, Ve heryerde, her zaman tekrarlıyorum yeminimi; Seni unutmam için öldürseler bile, Karşılık olarak dünyayı verseler bile, Darağacı kurup idam etseler bile, Senden başkasını asla sevmeyeceğim

Bütün kapılarımı kapatmaya hazırlanıyorum gönlümün. Kimliğimi hediye edip bu şehre, her bir adımımda anıları sürükleyip ardımdan ve rotamı da ekleyip nabzıma gidiyorum… Mutlu günlerin gelmesini bekleyen çehremdeki çizgileri siliyorum. Ceplerimi dolduruyorum yedekteki acılarla. Her sabah yüzümü yıkadığım tavana asıyorum hayallerimi. Ansızın içime düştüğün günden beri ayakları burkuldu ömrümün. Ve ben her gün bir daha ölmek için uyanır oldum uykumdan. Paslandı gözlerim. Sen kendin için kal yâr ben senin için giderim. Bu defa sürgünlere giden yüreğime bedenimi de eklerim. Bağdat olurum yıkılırım kurşunlara. Filistin olurum kalırım duvarlar arasında. Ama yine de seni saklarım alınyazımda. Nerde olursam olayım unutma yâr; yarın yeni bir gün ve her yeni günde olduğu gibi senli ölüme hazırlanıyor gönlüm…

Dilim dolaşıyor hep adını andığımda...Ama senin yüreğine bir söz bıraktım...Yalnızca bir söz...Bırak gözlerin yalan söylesin...Bırak dudağında, sevgi olmasın...Bırak cesaretim ellerini tutmasın...Bırak, bir sabah...Yüreğin benim gözlerimde uyansın...Uyansın ki;Sonsuzluğuma kazıyayım adını...Bırak, varlığın sevişmesin benimle...Yokluğunun her kelimesinde...Yüreğinle sevişir...Ölüme senin gözlerini öperek giderim...Son infazını boynuma geçir sevgili....Kurşunları kelimelere ilmekleyip...Ölüm ol çık karşıma...

7 Ağustos 2007 Salı


Aşksız yaşamaktan bulanık yüreğim ah ederKirlenmiş mi herkes dilsiz gezer kim kimi dinlerMızrapta inleyen teller benim sevdamı söylerUzat gülüşünü gönül pınarım sana aksın Hovardaca harcadım hayatı artık huysuzumKerbelada unutuldum bir sevgiye susuzumGölgeli telaş sardı her yanımı uykusuzumUzat dizini başımı dayayıp dinleneyimÇatlayan bir serap oldu hayatımda ne olduAdrese varmayan pulsuz postaya döndü solduİçimde kendimi dolaşırım yollar yorulduUzat ellerini tutsana beni çok bitkinimgünlerAskıda kuruyan yaprak yaşamıyorumKrılmış narin çiçeğim mutsuzluk saçıyorumBaşkaldırdım anılara kendimden kaçıyorumUzat bakışını yoktan gelip tüme varayım tek sende kalayım

Suskunluğum anlatacak sana seni ne çok sevdiğimiGökyüzündeki en parlak yıldızlarda kadehimi dolduracak bir koyu hüzünVe yüzün gelip geçecek gözlerimin önünden...Bir gün seni deli gibi sevmeden bırakmayacağım ellerimden hayatıBu oyunda en yeni ve en katı kuralların dizlerimde donacakBir gün kırlangıç pencerene konacakEn sıcak duygularla çağıracağım seniBu bahar akşamında indirmeden yelkeniAdını en ücra denizlerin gölgesine haykıracağımEn sıcak duygularla çağıracağım seni..Seni ne çok sevdiğimi düşüneceğim zamansız zamanlardaBir gün seni sevmekten yorulacağımAynı yemini en başa alacağım gözlerinin önündeEn ıslak günlerimi sensizlikle kurutacağımBir gün susacağım deli çocukBir gün en deli sözlerimi unutacağımGözlerim tanımayacak gözleriniEllememek için düşlerini dualarım dökülmeyecek sabahlarınaGece yarılarına ve gün batımlarına dekölmeyeceğim yeniden yaşamak içinYorgun günahlarını kaldırmayacağım uykularındanGecenin en karanlık yerine kadarhafakan doldurmayacak boşluklarımıVe melek ve insan ve şeytanVe kabussuz rüyaların ortasında kan buluşmayacak tutkuya inatYüreğimde ölüme meydan okurken hayatSeni sensizlikle yaşatacağımEn sıcak duygularla kuşatacağım seni..Vakti geçen yeminlerin gizini en uzak ormanlara anlatacağımAramayacağım kumsallarda iziniDuymak için son bir kez hikayenitaramayacağım saçlarını sabahlara dekVe giderek kor olacak yangınlar yağmura inatHüzün gelip geçecek gözlerimin önündenİçimdeki bu yalnızlık dinmedenSeni yüreğimin en tenha köşesine fırlatacağımEn sıcak duygularla kandıracağım seni..Her gece yüreğini iki kez çaldıracağımSabahları yine ben kaldıracağım kırgın uykularını rüyalarındanGüneş henüz sensizliğe vurmadangölgelere saklayacağım hatıralarıSeni bir sonbahar gibi sensiz bırakacağımSenden bir sen yaratacağım sensizlik diyeDönmem için geriye bir tek ölüm kalacak korkularındanVe gerisi hezeyan olacak unutulduğun yerinArtık bir adım ileri gitmeyeceğimÖlümün ötesinde bekleyeceğim seni..

Eğer bir gün kendini ağlayacak gibi hissedersen Ara beni Seni güldürebileceğime söz veremem Ama seninle ağlayabilirim.. Eğer bir gün korktuğun yağmurlar seni ıslatırsa Göz yaşların süzülürse yanaklarından Çağır beni Bil ki seninle ağlayabilirim.. Eğer bir gün aşk şarkısı kulağını tırmalarsa Nameler karışırsa birbirine seslen bana Ben o şarkıyı sana söyleyebilirim Eğer bir gün yalnızlığa yenik düşersen Geceler uykunu bölerse Haber yolla Sana anılarımı getirebilirim.. Eğer bir gün her şeyi bırakıp gitmeyi düşünürsen Beni aramaya korkma Seni durdurmaya söz veremem Ama seninle gelebilirim Eğer bir gün hiç kimseyi dinlemek istemiyorsan Beni ara Senin için orada olacağıma söz veririm Ve çok sessiz olacağıma da. Eğer bir gün ölmeye karar verirsen Beni ara Sana sensiz olmanın ölüm olduğunu anlatabilirim.. Ama eğer bir gün beni arar ve hiç cevap alamazsan Çabucak beni görmeye gel Belki de benim sana ihtiyacım vardır. Geç kalma olasılığını da hesaba kat Mutlu olabileceğimi düşün. Elinde bir demet gül ile gel mezarıma..

5 Ağustos 2007 Pazar

Beni düşün


Beni düşün, kuşların kanatlarındayım uzaklarda değil Gözlerini kapat, açarken ben oradayım İstediğin her yerde düşünebilirsin beni Uzaklarda değilim, sen neredeysen ben oradayım. Beni düşün, bir yaprağın üzerindeki su damlacığıyım Üzerinden kayarak düşmek üzereyim Belki çorak bir toprağa, Bekli de susuz kalmış bir kır çiçeğine hayat vermek için Dedim ya uzaklarda değilim, Ya toprağı avuçlarsın, ya da kır çiçeğini koklarsın. Beni düşün, ağlayan bir insanın gözyaşlarıyım Buruk gözlerden süzülüp düşmek üzereyim Belki bir mendil alır beni oradan Belki de akar düşerim solgun yanaklardan Dedim ya uzaklarda değilim, Ya o yaşları mendilinle sen silersin, Ya da yaşlı gözlerin sahibi insansın. Beni düşün, Sevinçten bağırdığında, hüzünle hıçkırdığında Yakamozun bir pırıltısı değilim, ben yakamozun ta kendisiyim Ateşin sıcaklığında, buzun serinliğinde, yaprağın kıpırtısında Kokladığın çiçeğin tohumuydum Ve büyüdüm, büyüdüm Kök verdim ağaçlara binlerce yıldır ayaktayım. Beni düşün, Çok küçük düşünüyorsun, daha ötelerde düşün Biliyorsun beni hiçbir zaman göremeyeceksin Beni düşün düşünce ufkunun ötesinde düşün Gökyüzünün katmanlarında, Bilinmeyen uzaklıkların aydınlığında düşün Ve hiç ummadığın anda gözlerinin ışığındayım Söylediğin şarkıların nâmeleriyim, şiirlerinde kâfiyeyim Beni görme umudun da, her şeyin sonu gibi bir gün bitecek Şarkılar mazide kalacak, gözlerindeki ışık sönecek Şiirlerindeki mısralarda dudak kıpırtılarında unutulup gidecek

Cümlelerim konuşacak...


Kelimeler bu kadar basit olmamalı Ve güller bu kadar çabuk solmamalı bahçelerde... Dostlarımla paylaşamam yalnızlığımı Sadece bana ait bu yalnızlık... Upuzundur... Geceyle paylaşır, duvarlarla konuşur anlaşırım... Duvarda bile iz yapar söylediklerim... ama sevdiğimin yüreğine söz geçiremem işte Geçiremeyeceğim de bu gidişle... Anlattım... Böyle işte... Bülbül ötmez benim bağlarımda... Gece uçan yarasadır yanı başımda Ve bir de gönlümdür ki uçan, uçar da konamaz bir yerlere Konacak bir yeri yoktur çünki... Kalmamıştır... Farkı yoktur yarasadan... Anlamıştır... Geceleri tatlı rüyaların ortasındayken, sen uyurken yatağında O sana şiirler yazmaktadır, Ama sen olmazsın farkında... Bir çift göz bırakırsın ardında Ağlayan... Ve sızlayan bir yürek... Belki bilerek ve belki de bilmeyerek... Biliyorum... Yazmakla geçecek tüm günlerim Ellerim hep yine boşluğu tutacak ellerin yerine... Her geçen gün bunun kanıtı... Yokluğun en büyük delil idamıma... Ama bak ölemedim Kendimi gömemedim bir türlü Geceyi bir toprak gibi farz edersen eğer... Gece örttü beni... Onun arkasına sığındım sensiz gecelerimde Hem vefasız da değildi o... Sen gibi... Bilemem belki de ben gibi... Gözlerim kapansa da yazıyor bak ellerim Dün de yazmıştım... Bugün de yazdım... Ve belli ki yarın da yazacağım... Ya sen gelene kadar Ya ben ölene kadar... Ölsem de yazdıklarım kalacak arkamda Ben dokunamadım ya ellerine Sayfalarım dokunacak... Ben bakamadım o gözlerine Kelimelerim bakacak... Ben konuşamadım bir türlü seninle, Cümlelerim konuşacak...

.::Cam Kırıkları::.


.::Cam Kırıkları::.

Bunları sana bugün yazıyorum. Biliyorum ki, bir gün gideceksin. Ya ben sevmeyi başaramıyorum, gelenler gidiyor, ya da gelenler beni sevmiyor ve anlamıyor gidiyor.Gelen çok olmadı gönül limanıma, demir atmalarına izin vermedim .yalnız sendin o limana demir atan. Biliyorum, daha neleri gelir neleri geçer diyeceksin. Bu limana demir atan ilk ve son son sevda gemisi sensin…İşte, sende gidiyorsun… Ben koşuyorum… Yollar cam kırıkları, ayaklarım çıplak. Tam orda, ilerde yatıyor bedenim. Öylesine sessiz nefessiz… Canım acıyor, ben yinede cam kırıkları yollarda koşuyorum, koşuyorum, koşuyorum… Çaresiz cam kırıkları yola uzanıyorum! Gözlerim ağırlaşıyor ve ben açamıyorum. bir şeyler oluyor; bedenim cam kırığı oluyor. Gözlerimi aralıyorum, sen karşımdasın! Kalkıyorum cam kırığı yoldan, elimi uzatıyorum hiç tutamadığım ellerine. Tutamıyorum, ellerimde cam kırığı. Tutsam canın yanacak, gözlerine bakıyorum ama bakamıyorum. Gözlerimde cam kırığı, BeBeK GöZLeRiN e bakamıyorum!!!Bir şey beni çekiyor, uzaklaştırıyor…BeBeK GöZLeRiN e bakamıyorum. O şey beni uçurumun ta ucuna bıraktı, bir rüzgar esse cam kırığı bedenim paramparça olacak…İşte o, rüzgar geliyor BeBeK GöZLüM!! Kaldır başını semaya bak o, bebek gözlerinle BeBeK GöZLüM. Son kez bakayım, avuçlarına bir şey bırakarak bedenimi rüzgara bırakayım…Evet, artık zamanı geldi! Rüzgar esiyor, ellerimi aldı bile o, çok dokunmak istediğim ellerine dokunamadan daha! Korkma sakın! Bak semaya bebek gözlerinle, BeBeK GöZLüM… rüzgara yenik düşen her bir parçam gökyüzüne bir şey yazacak. Sana söylemek isteyip de söyleyemediklerimdir belki de! Avuçlarında kalbim, ona iyi bak!! Son parçamda gidiyor işte, ayırma gözlerini semadan ve oku!