
tomurcuklanırken çiçekler henüz el değmemiş tenimde güneşin sıcaklığını ilk kez hissetmiştim üşüyen çocukluğuma veda ederken ellerinde"
ayın yüzü aydınlatıyordu gecelerimi geleceğimizi düşlüyordum avuçlarımdaki çizgilerde kuşların göçü sol göğsümeydi unutmuştu eylül sararmayı baharlarım hep yeşil gökten erimeyen mutluluklar yağıyordu kışın şaşkınlığında ve ben nefreti tanımıyordum henüz seni sevdiğimde adımların tersine dönünce giderken yoksul sevgilere uzaklaşırken tenimden dokunuşların üşüyecektim elbet donarken düşlerim bir efsaneyi yazıyorduk seninle esen o rüzgara dek sayfa bir yerde kalem bir yerde savrulmuş kelimeler darmadağınık hikayemizde hiç bu kadar çözümsüz olmamıştım hiç bir dağınıklık bu denli yıldırmamıştı beni bu kadar içip bu kadar ayık kalmamıştım hiç çiseleyen yağmurlar ıslatmamıştı bu kadar bedenimi ve hiç bir yangın bu denli ermemişti göğe..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder